Murat Topalan : “Güveni Hissedemezseniz Başarıyı Beklemek Hayal Olur”

Murat Topalan : “Güveni Hissedemezseniz Başarıyı Beklemek Hayal Olur” Murat Topalan : “Güveni Hissedemezseniz Başarıyı Beklemek Hayal Olur”

Prof. Dr. Murat Topalan, Plastik Cerrahide Güven Ve Doğru İletişimin Önemini Klass’a Anlattı Estetik Plastik Cerrahi alanındaki başarılı operasyonlarıyla tanınan Prof. Dr. Murat Topalan, aynı zamanda genç cerrahlar tarafından rol model alınan ve ‘hocaların hocası’ olarak anılan bir isim. Estetikte daima doğallık ve uyuma önem veren ünlü cerrah, operasyonlarını da etik bir çerçevede ve bilimsel metotlarla gerçekleştiriyor. Plastik cerrahi alanında aynı zamanda eğitimci kişiliği ile de tanınan Prof. Dr. Murat Topalan ile iyi bir cerrahın taşıması gereken özellikleri ve yeni nesil estetiğin şifrelerini Klass okurları için konuştuk.  


Murat Bey, genç plastik cerrahlar tarafından rol model olarak görülen bir isimsiniz. Hatta bu alanda ‘hocaların hocası’ olarak anılıyorsunuz. Bir cerrahın bu konuma ulaşması için sizce hangi özelliklere sahip olması gerekir?
Bizim mesleğimizde en kıymetli şeylerden birisi tecrübedir. Bence tecrübe denen şey, nerede duracağını ve nerede yavaşlayacağını bilmektir. Benim bu konuda her zaman verdiğim bir örnek vardır. Herkes gaza basar. Direksiyona oturduğunuzda istediğiniz kadar gaza basabilirsiniz ama bunun sonu ya bir duvara çarpmak ya da bir yerden savrulup gitmektir. İşte tecrübe de tam olarak nerede yavaşlayacağınızı ve nerede durmanız gerektiğini bilmektir. Çünkü belli bir seviyeden sonra hastaya iyiliğin ötesinde zarar vermeye başlayabilirsiniz. Biz estetik plastik cerrahi uzmanları genellikle her şeyi yapabileceğimize inanırız. Ancak o hasta için en uygun olanın, en iyinin ne olduğuna oturup birlikte karar vermek gerekir. Önemli olan hastanın mutluluğudur. Hasta mutsuzsa yaptığım işin hiçbir önemi yoktur. Bunun yanında etik kalabilmek ve bilimin ışığında yürümek de iyi bir cerrahın sahip olması gereken özelliklerdir. Yani akademik sınırlar içinde kalıp hasta için en uygun olanı seçebilecek durumda olmak gerekir.

“GÜVEN BİR AURA MESELESİDİR”

Size gelen hastaların büyük kısmının referansla geldiğini biliyoruz. Bir cerrah için en büyük referans sizce başarılı sonuç mu, yoksa hastayla kurulan güven mi?
Kapıyı açıp içeri girdiğinizde ve doktorunuzla tanıştığınızda, onu ilk gördüğünüz anda “Bu beni iyi edecek, istediklerimi yapabilecek doktor” diye karar verirsiniz. Bu genellikle değişmez. Bu bir aura meselesidir. Bizim yaptığımız işte çok ilginç bir durum söz konusu. Hiç tanımadığınız, bilmediğiniz birine kendinizi emanet ediyorsunuz.
Ya da çocuğunuzu, kızınızı, eşinizi, bir yakınınızı emanet ediyorsunuz. Eğer bu güveni ilk bakışta hissedemezseniz, başarıyı beklemek hayal olur. Zaten o hissi aldığınız zaman da doktorunuzu değiştirmezsiniz. Bugüne kadar benim kapımdan giren her hasta bana ameliyat oldu. Bu çok ilginç bir durum, yani anlaşılması zor. Bence işin temelinde güven var.

İş ve cemiyet dünyasında estetik yaptıran kişiler artık doğal ama etkileyici görünmek istiyorlar. Sizce yeni nesil estetiğin şifresi nedir? Bir de sizin özel tekniklerinizi sizden duyabilir miyiz?
Hastalarım bazen bana muayene esnasında yaptırmak istedikleri işlemden bahsederken “Doğal olsun.” diyorlar. Oysa şu andaki halleri zaten doğal. Yaşlanma bir süreçtir ve yaşam boyu yıpranmayla birlikte devam eder. Bizim plastik cerrahide kastettiğimiz doğallık bütüne uyumdur. Yani bir detaya yoğunlaşıp onu iyileştirirken bütüne uydurmazsanız, o belirgin hâle gelir ve rahatsız edici bir boyuta, yani doğallık sınırlarının ötesine çıkabilir. Dünyanın en güzel memesini getirip hastaya koysanız bile, o hastada komik ya da kötü durabilir. Ama o vücut özelliklerine uygun bir meme yaptığınızda, işte o zaman onun güzelliği ortaya çıkar. Burada önemli olan; omuz genişliği, bel kıvrımı, deri kalitesi, kalça genişliği, beden uzunluğu gibi hastaya özgü özelliklerdir. Bunlara uyum sağlayan bir uygulama yaptığınızda sonuç bir bütün olarak güzel görünür.