Gökçem Yüce : “Her Pırlanta Ve Her Kesilen Taş Birbirinden Bağımsız Ve Eşsizdir”
Leo Gems Jewelry Kurucusu Değerli Taş Uzmanı Gökçem Yüce, Müşterilerine Sundukları Ayrıcalıklı Hizmeti Klass’a Anlattı Leo Gems Jewelry Kurucusu, Jeoloji Mühendisi ve Değerli Taş Uzmanı Gökçem Yüce, gemoloji alanında Almanya Idar-Oberstein’de aldığı akademik eğitimin ardından Türkiye’ye dönerek kariyerine HRD firmasında pırlanta değerleme eksperi olarak adım attı. Değerli taşlar konusunda sahip olduğu geniş bilgi birikimini kurumsal tecrübeyle harmanlayan Gökçem Yüce, bir süre sonra kendi markası olan Leo Gems’i kurarak değerli taşlar konusundaki bilgisini insanlara doğrudan aktarabileceği satış ve pazarlama alanına yöneldi. Bu alandaki başarısı ve uzmanlığı ile de Leo Gems’i mücevher sektörünün hızla yükselen bir değeri haline getiren Gökçem Yüce, bir yandan markası ile yurt dışındaki büyümesini de sürdürüyor. Jeoloji Mühendisi ve Değerli Taş Uzmanı Gökçem Yüce ile kariyer yolculuğunu ve iyi bir pırlantanın taşıması gereken özellikleri Ramada Plaza By Wyndham İstanbul City Center’ın muhteşem ambiyansında Klass okurları için konuştuk.
Gökçem Hanım, siz Türkiye’de ve dünyada çok az insanın sahip olabileceği bir değerli taş uzmanısınız. Öncelikle sizi okuyucularımız için kısaca tanıyabilir miyiz?
Öncelikle eğitim hayatımdan başlayayım. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde jeoloji mühendisliği okudum. Ardından da yurtdışında “gemoloji” masterı yaptım. Gemoloji, kıymetli taş bilimi demek. Tüm dünyada bu alanda eğitim veriliyor. Benim üniversitedeki hocam olan Prof. Dr. Sezai Kırıkoğlu bu eğitimi Almanya Idar Oberstein’de aldı. Benim de oraya giderek bu eğitimi almamı çok tavsiye etti. Beni bu konuda çok başarılı bulduğunu ve bu eğitimi almanın da bana çok faydası olacağını söyledi. Ben de onun gösterdiği yoldan ilerleyerek onunla aynı enstitüde, Idar-Oberstein’de bu eğitimi aldım. Deutsche Gemmologische Gesellschaft’tan birincilikle mezun oldum.
“OĞLUMUN UĞURUNA İNANDIĞIM İÇİN OĞLUMUN ADI OLAN LEO’YU MARKA İSMİNDE KULLANDIM”
Leo Gems markanızı kurma süreciniz
nasıl gelişti?
Renkli taş, pırlanta, inci, mercan, fil dişi, kehribar gibi taşlar üzerine uzun yıllar eğitimler aldım. Bu sürecin ardından Türkiye’ye döndüm ve Sezai Hocam’ın yanına giderek “Ben bu konuda artık uzmanlaştım. Şimdi ne yapabilirim, nerede çalışabilirim?” dedim. O da beni bir pırlanta değerleme firması olan HRD firmasına yönlendirdi. Firmayla bağlantı kurmamı sağladı. Orada mülakata girdim ve mülakatı başarıyla geçtim. O dönemde %51’i HRD olup %49’u Borsa İstanbul’a bağlı olan İstanbul Gemoloji Enstitüsü, İGE kurulmuştu. Beni oraya eksper olarak alabileceklerini söylediler. IGE o dönemde ‘çıplak taş’ dediğimiz montürsüz taşların sertifikasyonunu yapan bir kurumdu. Kuyumcu firmalarının beyan ettiği fatura tutarına göre taşların gerçek değeri ile ilgili raporlar hazırlıyordum. Gümrükten gelen taşlar benim onayımdan geçtikten sonra üretime giriyordu. Bu raporlamayı yaptıktan sonra kuyumcu firmalarına ürünlerini teslim ediyordum. Yaklaşık bir buçuk yıl bu şekilde çalıştım. Sonrasında da başka bir sektörde faaliyet gösteren aile firmamıza geçiş yaptım. Yaklaşık 10 yıl kadar mesleğimden uzak kaldıktan sonra mesleğimi çok özlediğime karar verdim. Geri dönmek istedim. Ancak bu kez artık işin mutfak tarafında değil de satış kısmında yer almak istedim.
Satış kısmında perakende alım yapan müşteriye hangi ürünleri neden alması gerektiğini anlatmak istedim. Çünkü benim mesleğim buna yönelik. Pırlantada 4C kuralı vardır. Bu şu demek: Her pırlantanın sertifikası olması gerekir. Bu onun kimliğidir. Ancak sertifikada yazan değerler neyi ifade eder? Ürün neden alınmalıdır? Hangi açından güvenilir olmalıdır? Ödenen fiyat buna değer mi? Bunları anlamak için neleri bilmek gerekir. Ben satışın bu kısmında devreye giriyorum. Ve bunu müşterilerimle şeffaf bir şekilde her seferinde paylaşıyorum. Bu şekilde kendi markamı, Leo Gems’i kurdum. Oğlumun uğuruna inandığım için oğlumun adı olan Leo’yu marka isminde kullandım. Kıymetli taş anlamına gelen Gemstone’dan da alıntı yaptım. Böylece Leo Gems oldu.
Leo Gems markası olarak hangi değerli
taşların satışını yapıyorsunuz?
Leo Gems’te aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Müşterinin beğendiği herhangi bir ürünün fotoğrafını bize atması yeterli. O ürünün aynısının çizimini yaparak belirli aşamalardan sonra müşteri için hazır hale getirebiliyoruz. Tek taşını büyütmek isteyen müşterilerimizin de bize diledikleri karatı ve özellikleri belirtmeleri bizim için önemli. Sertifikada gördüğünüz bütün özelliklerle istediğimiz gibi oynama yapabiliyoruz. Müşterimizin taşını değiştirip yerine başka bir ürün tedarik etmesine yardımcı olabiliyoruz.
Mücevher sektöründe yüzlerce marka var? İnsanlar neden Leo Gems’i tercih etmeli?
Her şeyden önce biz lüks bir ürün satıyoruz. Burada önce güven konuşulur. Müşterimizin zevkine ve ihtiyacına yönelik ürünleri en yüksek kalite ve fiyat garantisiyle sunuyoruz. Leo Gems’te müşteriye önce bu bilgi aktarılır. Bunun sonucunda da müşteri bizden en doğru fiyatı duyar. Kişiler bu güven duygusu oluştuktan sonra bizden ürün almaya sıcak bakmaya başlıyor. Memnuniyet oranımız da çok yüksek. Bizim Leo Gems olarak müşterilerimize diğer firmalardan farklı olarak sunduğumuz şey bu. Bunun yanında her zaman doğal pırlanta ile çalışırız. Her pırlanta ve her kesilen taş birbirinden bağımsız ve eşsizdir.
Leo Gems olarak hedefleriniz arasında neler var? Mağazalaşma veya dünyaya açılmayı düşünüyor muşunuz?
Henüz bir yıl olmamasına rağmen Dubai’de şirketimizi kurduk. Bir yandan Antwerp’te, genel merkezde de benim beraber okuduğum arkadaşım olan aynı zamanda taş ustası olan kişi benim arkamda durduğu için hem Avrupa tarafında hem Orta Doğu tarafında markamızı duyurmaya başladık. Ancak büyümek de bir süreç gerektiriyor. Bu konudaki çalışmalarımız da devam ediyor. Leo Gems firmasını tüm dünyada tanıtmayı hedefliyoruz.
Laboratuvar üretimi olan taşları ayırt etmek müşteri açısından mümkün mü? Bu konuda hangi kriterler baz alınıyor?
Laboratuvar üretimi olan taşlar ne yazık ki gözle ayırt edilemeyecek düzeyde. Fakat taşın içindeki lekenin orijinal olup olmadığını sadece gemologlar anlayabilirler. Müşteri açısından ise durum biraz daha zor. Müşteri bir taştaki lekenin görünmesini istiyor mu? İstemiyor mu? Önemli olan bu. Berraklık sınıfı artıkça ve renk yükseldikçe taşın fiyatı artar. Bu bilgiyi müşterimizle paylaşırız. Eğer kriterleri arasında fiyat yoksa bu durumda yüksek renk ve berraklıkta çalışırız.
İyi bir pırlantanın ve iyi bir mücevherin
özellikleri nelerdir?
Bu konuda 4C kuralını temel alarak öncelikle “Karat”a bakmamız gerekir. Karat bir pırlantanın ağırlık birimidir. Sonrasında baktığımız şey ise berraklıktır. Bu ölçü de taşın içerisindeki lekenin derecesini belirler. Lekenin taşın neresinde olduğuna, rengine ve miktarına bakılır. Bunların hepsi derecelendirmede rol oynar. Sonrasında ‘colour’ yani renk gelir. Burada da renk göstergesi ‘D’ ile başlar ve alfabenin diğer harflerine doğru ilerler. I harfine gelindiğinde sarılık başlar. Sarılık artıkça kalite ve fiyat düşer. Bu yüzden bizim en ideal gördüğümüz ‘D’ rengi. 4C’deki dördüncü ‘C’ ise Cut’tır yani kesimi ifade eder. Damla, markiz, oval, round gibi farklı kesimler yapılabilir. Ancak bir pırlantayı kusursuz yapan her zaman round kesimdir. Büyük ve gösterişli durur. Beşinci sırada ise sertifika gelir. Sertifika bir taşın kimliğidir. Bir pırlanta satın alacak kişilere mutlaka sertifikasını sormalarını öneririm. Sertifika aynı zamanda o taşın garantisidir. Tüm dünyada geçerlidir ve değiştirilemez.