Ceylan Kaya : “Şarkılarımı Her Zaman Canlı Okurum, Orkestram Olmasa Çıplak Sesle Söylerim”
Ünlü Ses Sanatçısı Ceylan Kaya, Müziğe Olan Aşkını Ve Sahne Kurallarını Klass’a Anlattı Ünlü ses sanatçısı Ceylan Kaya, müzik alanındaki yeteneği ve güçlü sesiyle, her tarz ve repertuarı başarıyla seslendirerek müzik camiasında önemli bir başarıya ulaştı. Müzik kültürünü ailesinden ve doğup büyüdüğü topraklardan alan Ceylan Kaya, parçalarında aynı zamanda modern soundlara da yer veren çok yönlü bir sanatçı. Son dönemde piyasaya sürdüğü ‘Şansı Yok’ çalışmasıyla dijital dünyada da geniş bir kitleye ulaşmayı başaran Ceylan Kaya, bir taraftan klip çalışmalarına ve yeni proje çalışmalarına devam ediyor. Başarılı sanatçı Ceylan Kaya ile müzik yolculuğunun nasıl başladığını, yaşamında nelerden ilham aldığını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve gelecek hayallerini Klass okurları için konuştuk.
22 yıldır müzik camiasının içerisindeyim. Bu zamana dek çok sayıda albüm çalışmam oldu. Halk müziği, özgün müzik, fantezi müzik… Kısaca beğendiğim her tarzı okuyabiliyorum.
Müzik yolculuğunuz nasıl başladı?
Müzik yolculuğum 17-18 yaşlarında başladı. Müzik yeteneği bizde aileden geliyor. Babam hobi olarak enstrüman çalardı. Aynı zamanda halk müziği de söylüyordu. Çocukluktan beri ailede bana halk müziği aşılandığı için bu türe daha yatkın büyüdüm. Babam bağlama çalarken ben onun yanında durup türkü söylerdim. 18 yaşında ilk sahne deneyimimi yaşadım. Daha çok belediye etkinlikleri ve festivallerde sahne aldım. Ünlü isimlerin ön sahnelerinde yer aldım. Avrupa ülkelerinde de konserlerim oldu. Yurt dışında, Türkiye’de ve Kıbrıs’ta pek çok sanatçıyla çalıştım ve çalışmaya da devam ediyorum.
En büyük motivasyonunuz ve ilham kaynağınız ne oldu?
Hayattaki en büyük motivasyon kaynağım çocuklarım. İkiz erkek annesiyim. Onlar benim yaşama sevincim, yaşam kaynağım…
“KENDİMİ BELLİ BİR MÜZİK TARZIYLA SINIRLAMIYORUM”
Sizi dinleyecek olan insanlar için Ceylan Kaya müziğini nasıl tanımlarsınız?
Ben kulağa hoş gelen her müziği icra etmeye çalışıyorum. Müziğin evrensel olduğuna inanıyorum. Sevdiğim, beğendiğim bütün müzik tarzlarını denedim. Fenomen bir kardeşimle Rap türünde bir düet çalışması bile yaptım. Çok güzel bir çalışma oldu ve dinleyicilerle buluştu. Parçanın adı ‘Bilakis aşk’. Bana göre herkes, her tarzı okuyamaz. Ben kendime farklı tarzları yakıştırıyorum. Gittiğimiz programlarda gittiğimiz işin konseptine göre repertuar hazırlıyoruz. O repertuarlar yeri geldiğinde fantezi ve pop da olabiliyor. Kendimi belli bir müzik tarzıyla sınırlamıyorum.
Yakın dönemde yeni bir çalışmanız var mı?
Şu anda gündemde yeni bir çalışmam var. Klibi hâlihazırda ulusal kanallarda yayınlanıyor. Tabii ki devamı da gelecek. Bu işe ara vermemek gerekir.
Günlük hayatınıza müziği nasıl yansıtırsınız?
Her gün 1-1,5 saat kadar okuma seansı yaparım. Zaman zaman şan eğitimleri alıyorum. Bazen ailemden de bu konuda destek alığım oluyor.
Dijital platformlarda yer almanın kariyerinizdeki önemi ve etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Son dönemde birçok şey olduğu gibi müzik de dijitalleşti. Sevenlerimle sahnede buluştuğum gibi dijital dünyada da buluşuyorum. Ulusal basın, televizyon programları… Bunların hepsi bir bütün bizim için. Bunlardan bir tanesi olmadığında bir şeyler eksik kalıyor.
Sahne performanslarında sizi diğer sanatçılardan ayıran fark nedir?
Şarkılarımı her zaman canlı okurum. Bu konuda iddialıyım. Playback performansı sevmiyorum. Orkestram olmasa çıplak sesler söylerim. Günümüzde yapay zekâ müzik alanına da sirayet etti. Şarkıcıların gelecek dönemde canlı performansa çok fazla gerek duymayacaklarını söylüyorlar. Şahsen yapay zekâ ürünlerinin çok kalıcı olacağını düşünmüyorum.
“ZÜLFÜ LİVANELİ’NİN ‘KAN ÇİÇEKLERİ’ ŞARKISINA KLİP ÇEKEN İLK SANATÇI BEN OLDUM”
Size ilham veren bir sanatçı var mı?
Ben Zülfü Livaneli hayranıyım. Müziğini çok seviyorum. Onun ‘Kan Çiçekleri’ adında çok eski bir eseri vardı. Bunu zamanında bütün sanatçılar okudu ancak hiç kimse bu şarkıyla klip çekmedi. Bu şarkıya klip çeken ilk sanatçı ben oldum. Hatta bu klibim 2018 yılında ulusal basında da yer aldı.
Sahne performanslarınızda en çok neye dikkat edersiniz? Bir konsere nasıl hazırlanıyorsunuz?
Sahne öncesinde müzisyenlerimizle plan ve provalarımızı yapıyoruz. Konserlerimin her zaman kusursuz geçmesini isterim. Konserden sonra da seyirci ile buluşup birebir sohbet etmeyi seviyorum.
Şu an için Türkiye’deki mevcut müzik sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Özellikle pop müziğinde çok başarılı, çok sevdiğimiz üstatlar var... Sezen Aksu, Zülfü Livaneli ve Tarkan severek dinlediğim isimler. Özellikle Tarkan bence her tarzın yakıştığı bir sanatçı. Bunların dışında Sibel Can’ın sesini ve yorumunu çok beğeniyorum.
Uzun yıllardır müzik sektöründe olduğunuzu söylediniz. Genç müzisyenlere bu konuda bir tavsiyeniz olur mu?
Genç müzisyenlere vereceğim en büyük tavsiye istikrarlı olmaları. Emek olmadan, devamlılık olmadan başarı gelmiyor. Bir işi, bir mesleği severek yapmaları çok önemli.
Gelecek ile ilgili hayalleriniz neler? İstanbul’da sahne almak istediğiniz bir yer var mı?
İstanbul Harbiye’de, binlerce kişinin karşısında sahne almak isterdim. Bunun dışında bir televizyon projesinde yer alma hayalim var. Daha önce yerel ve ulusal kanallarda programlar yaptım. Şimdi de kendimi sunuculuk alanında göstermek istiyorum.
Yakın zamanda çıkan ‘Şansı Yok’
parçanızdan bahsedebilir misiniz? Bundan sonra yeni bir single veya albüm çalışmanız olacak mı?
Birkaç ay önce çıkan ‘Şansı Yok’ adlı parçam şu an yayında. Tüm dijital platformlarda yer alıyor. Sevgili yönetmenim ve yapımcım Seda Terzen’in eseri. Çok beğenildi ve güzel bir kitleye ulaştı. Tabii gelecek dönemde yeni projelerim, yeni çalışmalarım da olacak.