Melike Adıgüzel : “Anne Olduktan Sonra Empati Yeteneğim Daha Fazla Gelişti Ve Daha Vicdanlı Bir İnsan Oldum”
Melike Adıgüzel : “Anne Olduktan Sonra Empati Yeteneğim Daha Fazla Gelişti Ve Daha Vicdanlı Bir İnsan Oldum”
Melike Adıgüzel Beauty Center Kurucusu Melike Adıgüzel, Anneliği Ve Kariyerini Nasıl Uyum İçinde Yürüttüğünü Klass’a Anlattı Güzellik sektöründeki başarılı yükselişiyle dikkat çeken Melike Adıgüzel, iki çocuk annesi olarak anneliği ve kariyerini nasıl uyum içinde yürüttüğünü samimi bir dille Klass okuyucularıyla paylaştı. 6 yaşındaki oğlu Ali ve 2 yaşındaki kızı Alin ile kurduğu bağda ‘kaliteli zaman’ geçirmenin önemini vurgulayan Melike Adıgüzel, anneliğin hayatına kattığı empati ve gücü anlattı. İş hayatındaki başarısının arkasında çocuklarıyla birlikte verdiği mücadelenin olduğunu söyleyen Adıgüzel, çalışan annelere ilham veren bir bakış açısı sunuyor. Anneliğin yalnızca doğurmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Melike Adıgüzel, tüm canlılara şefkatle yaklaşmanın da önemine dikkat çekiyor. Güçlü kadın kimliğiyle hem iş dünyasında hem de annelikte ilham veren Melike Adıgüzel Beauty Center kurucusu Melike Adıgüzel ile Anneler Günü’ne özel Movenpick İstanbul Marmara Sea Hotel’in muhteşem ambiyansında keyif dolu bir röportaj gerçekleştirdik.
Şöyle; ben her zaman, çocuklarım ilk doğduğundan beri şunu savunuyorum: Kaliteli vakit geçirmek, aslında çok vakit geçirmekten çok daha kıymetli. On saat boş vakit geçirmektense, çocuklarla bir saat kaliteli ve verimli vakit geçirmek her zaman çok daha değerlidir. O yüzden çok zorlanmıyorum. Akşamları işten döndüğümde, onlar için önemli olan kaliteli vakti geçirmek benim için de öncelikli.
Anne olmak hayatınıza ve iş yapış şeklinize nasıl bir bakış açısı kattı?
Kesinlikle daha vicdanlı oldum anne olduktan sonra. Çünkü empati yeteneği gelişiyor sanırım. Herkes bir annenin yavrusu. Empati yeteneğim daha fazla gelişti ve daha vicdanlı bir insan oldum.
‘DÜNYALARI ÖNÜMÜZE SERSELER, EVLATLARIMIZI TERCİH EDERİZ’
Anne olduktan sonra önceliklerinizde ne gibi değişimler oldu?
Anne olmayan bunu anlayamaz, hep söylüyorum. Anne olduktan sonra hiçbir şey evlattan daha kıymetli değil. Bunu gerçekten görmüş ve anlamış oluyoruz. Dünyaları önümüze serseler, evlatlarımızı tercih ederiz. Bence hiçbir anne bunun aksini yapmaz.
Günlük rutininiz çocuklarınızla birlikte
nasıl geçiyor?
Şöyle; büyük oğlum Ali okula gidiyor. Sabahları onun okul hazırlığıyla başlayan bir serüvenimiz oluyor. Onu okula uğurladıktan sonra küçük kızım Alin ile kısa bir sabah rutini geçiriyoruz. Sonrasında işe gidiyorum. Akşam geldiğimde ise her biriyle ayrı ayrı vakit geçirme sürecimiz oluyor. Her birine özel oyunlarımız var. Çünkü bir erkek çocuğunun ve bir kız çocuğunun annesiyle oyun oynama biçimleri farklı oluyor. İkisine de ayrı ayrı zaman ve alan açmaya çalışıyorum. Çocuklar erken uyuyor, düzenli bir rutinleri var. Akşamları her biriyle yaklaşık birer saat kaliteli vakit geçirmeyi önemsiyorum. Sabahları da en az yarım saat birlikte vakit geçirmek çok keyifli.
“KALİTELİ VAKİT GEÇİRMEK İÇİN YAPTIĞIM EN ÖNEMLİ ŞEY, TELEFONU KENARA BIRAKMAK”
Çocuklarınızla geçirdiğiniz zamanı daha kaliteli kılmak için özellikle dikkat ettiğiniz şeyler neler?
Telefonu bırakmak bence en önemlisi. Çünkü sosyal medya bizi çok fazla meşgul ediyor. Günümüzde telefona bakarak ya da telefonda konuşarak çocuğuyla ilgilenen ebeveynler var. Bence en tehlikelisi bu. Göz teması kurmak, çocuğa dinlendiğini hissettirmek çok önemli. Bu yüzden kaliteli vakit geçirmek için yaptığım en önemli şey, telefonu kenara bırakmak. Ondan uzaklaştığımızda dikkatimizi daha iyi toplayabiliyoruz.
Sizi “iyi bir anne” yapan en güçlü yönünüz sizce nedir?
Anne olduktan sonra aslında daha savaşçı bir kadına dönüşüyoruz. Bence en güçlü yönüm bu. Anne olmadan önce kendimiz için çalışıyor ve çabalıyoruz. Ama anne olduktan sonra artık evlatlarımızın geleceği için çabalıyoruz. Bu yüzden daha çok mücadele ediyoruz. Onlara karşı sorumluluğumuz bizi daha güçlü kılıyor.
Annelik yolculuğunuzda sizi en çok zorlayan anlar neler oldu?
Çocukları evde bırakıp işe gitmek. Bence en zor olan bu. Kapı kapandıktan sonra içeride çocuğum, dışarıda ben; çok ağladığım anlar oldu. Zamanla alıştım. İkinci çocuktan sonra daha adapteyim ama bir dönem işe giderken çok zorlandım. Normalde çok duygusal biri değilim, hatta daha sert bir yapım vardır. Ama çocuklardan sonra duygusallığım arttı.
Kendi annenizden öğrendiğiniz ve bugün çocuklarınıza aktardığınız en değerli şey nedir?
Kendi annemden öğrendiğim en önemli şey güçlü çocuk yetiştirmek. Annem beni gerçekten çok güçlü yetiştirdi. “Kendin yap” sözünü çok duyardım. Kendin yap, kendin mücadele et, kendin başar… Bu, çocuğu yalnız bırakmak değil. Her zaman arkamda olduğunu hissediyordum ama beni sürekli cesaretlendirdi. Ben de çocuklarımı aynı şekilde cesaretlendirmeye çalışıyorum.
Çocuklarınıza hem güçlü hem de özgüvenli bireyler olmaları için nasıl örnek olmaya çalışıyorsunuz?
Bence en önemli şey, bazı şeyleri duymamayı öğrenmek. Günümüzde özellikle okullarda akran zorbalığı çok yaygın. İnsanların düşüncelerine fazla kulak asmamak gerekiyor. Çünkü insanlar sizi aşağı çekmeye çalışabilir. Bu her yaşta ve her ortamda var. Bu yüzden seçici olmak, bazı şeyleri duymamak çok önemli. Özgüven ve başarı için bu çok kritik.
‘BENİM İÇİN ANNELER GÜNÜ SADECE DOĞURMAYI KUTLAMAK DEĞİL’
Melike Hanım, Anneler Günü sizin için ne ifade ediyor?
Anneler Günü benim için çok kıymetli. Anne olduğum için gurur duyuyorum. Ama anne olmak sadece doğurmak değildir. Hayvanlara annelik yapanlar da var. Annelik, bir canlıya bakım vermek, onu büyütmek ve sahip çıkmaktır. Her doğuran da anne olmaz. Bu yüzden tüm canlılara annelik yapan herkesin Anneler Günü’nü kutluyorum. Benim için Anneler Günü sadece doğurmayı kutlamak değil.
Kendinize “anne olarak iyi ki böyle yapmışım” dediğiniz bir an var mı?
İyi ki yapmışım dediğim en temel şey çocuklarım. Ama özellikle iyi ki dediğim bir diğer konu da kariyerimle birlikte çocuklarımı büyütmek. Bu çok zor ve herkesin yapabileceği bir şey değil. Birçok kadın çocuk sahibi olduktan sonra kariyerini erteliyor, ben bunu yapmadım. Çocukların da hayatımıza ve işimize katkısı olduğunu düşünüyorum. Onlarla birlikte mücadele etmeyi öğreniyorsunuz, bu da sizi güçlendiriyor. Ben oğlumu doğurduğumda markamı kurdum. Şu an markamız 7 yaşında, oğlum da 7 yaşına girecek. Onlarla birlikte büyüyen bir marka olması benim için çok kıymetli. Bu süreçte eşimin de büyük desteğini gördüm. Zaten birlikte çalışıyoruz ve kadınlara çok değer veren bir insan. Her zaman yanımda oldu.