Bülent Alıcı : “2026 Dayanıklılık Ve Stratejik Atılım Yılı Olacak”
Bülent Alıcı : “2026 Dayanıklılık Ve Stratejik Atılım Yılı Olacak”
Eser Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Alıcı, Turizm Sektörü İçin 2026 Değerlendirmelerini Klass’a Anlattı Turizm sektörünün yalnızca konaklama hizmetiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Eser Hotels Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Alıcı, 2026 yılının turizm için “dayanıklılık ve strateji yılı” olacağını ifade ediyor. Küresel krizler ve jeopolitik gelişmelerin kısa vadede belirsizlik yaratsa da Türkiye’nin üretim gücü, genç nüfusu ve girişimci yapısıyla bu süreçleri fırsata çevirebileceğini belirten Alıcı, özellikle turizmin krizlerden en hızlı toparlanan sektörlerden biri olduğuna dikkat çekiyor. İstanbul turizminin hedefinin yalnızca turist sayısını artırmak değil, şehre daha fazla ekonomik katkı sağlayan nitelikli ziyaretçi çekmek olması gerektiğini söyleyen Bülent Alıcı; alışveriş, gastronomi ve uzun süreli konaklama deneyimi sunan turizmin şehir ekonomisi için daha değerli olduğunu vurguluyor. 2026 Kasım ayında gerçekleşecek İstanbul Ticaret Odası sürecinin de sektörler açısından önemli bir dönüm noktası olacağını ifade eden Eser Hotels Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Alıcı ile 2026 yılı turizm sektörü değerlendirmelerini Klass okurları için konuştuk.
Bülent Bey, 2026 yılına girerken turizm
sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Turizm artık sadece oda satmak değil; strateji, finans yönetimi ve marka konumlandırmasıdır. İstanbul gibi küresel bir şehirde faaliyet gösteriyorsanız, doluluk oranı kadar fiyat kalitesi ve gelir yönetimi de önemlidir. 2026’nın “dayanıklılık yılı” olacağını düşünüyorum. Küresel dalgalanmalar olabilir ancak İstanbul’un marka değeri ve jeopolitik gücü doğru stratejiyle avantaja dönüşür.
Küresel gelişmeler ve savaş ortamı
ekonomiyi nasıl etkiler?
Dünyada yaşanan her kriz ilk etapta belirsizlik yaratır. Ancak Türkiye geçmişte çok daha zorlu dönemlerden geçti ve güçlü çıktı. Ben Türkiye ekonomisinin üretim gücü, genç nüfusu ve girişimci yapısı sayesinde bu süreçlerden etkilenmeden değil ama güçlenerek çıkabileceğine inanıyorum. Turizm, kriz dönemlerinde en hızlı toparlanan sektörlerden biridir. Önemli olan panik değil; planlı hareket etmektir.
‘BİZİM ODAKLANMAMIZ GEREKEN; ŞEHRE GİREN, ALIŞVERİŞ YAPAN, GASTRONOMİ DENEYİMİ YAŞAYAN VE KONAKLAMA SÜRESİNİ UZATAN TURİSTTİR’
İstanbul turizminin önceliği sizce ne olmalı?
İstanbul’un hedefi sadece turist sayısını artırmak olmamalı. Asıl hedef, gelen misafirin şehir ekonomisine daha fazla katkı sağlamasıdır. Transit yolcu ile şehir ekonomisine katkı sağlayan turist farklıdır. Bizim odaklanmamız gereken; şehre giren, alışveriş yapan, gastronomi deneyimi yaşayan ve konaklama süresini uzatan turisttir. Ayrıca fuar turizmi İstanbul için stratejik öneme sahiptir. Fuar takvimine göre fiyat politikası geliştirmek ve uluslararası fuar organizasyonlarını desteklemek gerekiyor.
Türkiye’nin kendi dijital rezervasyon
platformunu kurması gerektiğini savunuyorsunuz. Neden?
Bugün oteller ciddi oranlarda yabancı online platformlara komisyon ödüyor. Bu durum uzun vadede sektörün kârlılığını zayıflatıyor. Türkiye kendi dijital rezervasyon altyapısını kurmalı. Bu sadece ekonomik değil, stratejik bir meseledir. Yerli platform üzerinden oluşacak gelirle sektördeki bazı vergi yüklerinin hafifletilmesi dahi mümkün olabilir. Bu, turizmin finansal bağımsızlığı açısından kritik bir adımdır.
“İSTANBUL GLOBAL FUAR ŞEHRİ” VİZYONU ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR’
Ticaret ve turizm entegrasyonu
konusunda önerileriniz neler?
Turizm tek başına bir sektör değil; ticaretin, lojistiğin, gastronominin ve hizmet sektörünün lokomotifidir. İstanbul’da ilçelere göre turizm ve ticaret entegrasyonu planlanmalı. Örneğin fuar bölgeleri, marina çevreleri ve alışveriş aksları birbirini destekleyen bir modelle çalışmalı. “İstanbul Global Fuar Şehri” vizyonu artık bir tercih değil, zorunluluktur.
2026 Kasım ayında yapılacak İstanbul Ticaret Odası sürecine nasıl bakıyorsunuz?
İTO, İstanbul ekonomisinin kalbidir. 2026 Kasım süreci sadece bir seçim değil; sektörlerin gelecek vizyonunun belirleneceği bir dönem olacak. Ben her zaman çözüm üreten, yapıcı ve sektör odaklı bir anlayıştan yanayım. Otelcilik sektörü güçlü temsil edilmelidir. Çünkü turizm İstanbul ekonomisinin en önemli döviz kaynaklarından biridir. Bu süreçte önemli olan kişisel rekabet değil; sektörün menfaatidir.
Son olarak 2026 için mesajınız nedir?
2026; sabır, disiplin ve strateji yılı olacak. Türkiye’nin potansiyeline inanıyorum. İstanbul’un gücüne inanıyorum. Doğru planlama, dijital dönüşüm ve yerli ekonomik modellerle turizm sektörü daha güçlü bir noktaya ulaşacaktır. Bizim hedefimiz dolu oteller değil; değer üreten otellerdir. Sürdürülebilir gelir, güçlü marka ve küresel rekabet gücü… 2026, hazırlıklı olanların yılı olacak.