Tolga Kuru: “Bafra Pidesi Yakın Bir Zamanda Gastronomik Bir Değer Olacaktır”
Bafra Pide Coşkun Kuru 2. Kuşak Temsilcisi Tolga Kuru, Nasıl Çağdaş Bir Markaya Dönüştüklerini Klass’a Anlattı Geleneksel lezzeti vizyoner bakış açısı, disiplinli duruşu ve çağın gereklerini doğru okuyan liderliğiyle Bafra Pide Coşkun Kuru’yu geleceğe taşıyan 2. Kuşak Temsilcisi Tolga Kuru, Bafra Pide Coşkun Kuru’nun geleneksel köklerini korurken sosyal medyanın gücüyle nasıl çağdaş bir markaya dönüştüklerini, alaylılık ile mektepliliğin mutfakta neden birlikte yürümesi gerektiğini, kontrollü büyümenin ve kaliteyi korumanın önemini anlatıyor. Yerel lezzetlerin dünyaya açılması için eğitim ve tanıtım vurgusu yapan Kuru, babasından aldığı esnaflık mirasını modern işletmecilikle harmanladığını ve uzun vadede bir gastronomi akademisi kurma hayalini okuyucularımızla paylaşıyor. Bafra Pide Coşkun Kuru 2. Kuşak Temsilcisi Tolga Kuru ile Klass okurları için keyif dolu bir röportaj gerçekleştirdik.
En önemli kırılma noktası, sosyal medyanın gücünü doğru okumamız oldu. Sosyal medya sayesinde sadece satış değil, marka bilinirliği, kalite algısı ve çok yönlü iletişim gelişti. Bu görünürlük, bizi daha dikkatli, daha yenilikçi ve daha disiplinli olmaya itti.
Geleneksel bir lezzeti korurken çağın beklentilerine uyum sağlamak zor bir denge.
Sizce bu dengeyi kurabilmenin en kritik noktası nedir?
Geçmişten gelen bilgiyi koruyarak, özümüzden kopmadan yenilenmek. Usta kadroyu sabit tutarken, tüketicinin ve yeni neslin beklentilerini doğru analiz edip menüye ve sunuma yansıtmak. Salonda ve sosyal medyada nabzı sürekli ölçmek bu dengenin anahtarı.
‘ALAYLILIKLA MEKTEPLİLİĞİN BİRLİKTE YÜRÜMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUM’
Hem mutfağın içinde hem de akademide yer alıyorsunuz. Akademik bilginin, geleneksel mutfağa katkısı sizce nasıl olmalı?
Alaylılıkla mektepliliğin birlikte yürümesi gerektiğine inanıyorum. Akademi “neden” ve “nasıl” sorularının cevabını verir, mutfak ise pratiği öğretir. Diplomalar ilk gün önemlidir, sonrası sahada çalışkanlık ve ustalıkla şekillenir.
Yeni nesil artık lezzet kadar hikâyeye, sağlığa ve sürdürülebilirliğe de önem veriyor.
Bafra Pide Coşkun Kuru’da bu beklentilere nasıl karşılık veriyorsunuz?
Lezzet temel şart ama tek başına yeterli değil. Temiz, kaliteli malzeme; şeffaf mutfak anlayışı ve ürünün hikâyesini doğru anlatmak gerekiyor. Müşteride güven oluşturduğunuzda sadakat kendiliğinden geliyor ve bu süreç markalaşmaya dönüşüyor.
Şubeleşme ve büyüme konuşulurken en büyük risk lezzetin değişmesi oluyor. Büyürken kaliteyi ve aynı lezzeti korumanın formülü sizce nedir?
Birden fazla restoran açmak geliri üçe katlamak anlamına gelmez. Aksine, biri zarar ederse diğerini de aşağı çeker. Kontrolsüz büyüme uzun vadede kalıcı kayıplar yaratır. Önce sistemi, insan kaynağını ve kalite standardını sağlamlaştırmak gerekir.
Pandemi sonrası sosyal medyanın markanıza ciddi katkı sağladığını söylediniz. Dijital görünürlük, bugün bir esnaf işletmesi için ne kadar hayati?
Bugün sosyal medyada olmayan ya da bu alana yatırım yapmayan işletmeler bana göre kapalı sayılır. Pandemide Instagram üzerinden kitlelere ulaştık, paket servisle İstanbul’un her noktasına eriştik. Sosyal medya artık bir tercih değil, zorunluluk.
‘ULUSAL VE ULUSLARARASI FESTİVALLER, FUARLAR VE ORGANİZASYONLARLA SÜREKLİ TANITIM YAPILMALI. YEREL LEZZETLER ANCAK BÖYLE DÜNYA SAHNESİNE ÇIKAR’
Bafra pidesi gibi yerel lezzetlerin global sahnede daha fazla yer alması için
sizce Türkiye gastronomi anlamında neyi farklı yapmalı?
Ustalık bilgisi sınırlı kalmamalı. Meslek liseleri ve üniversitelerde yerel mutfaklar teşvik edilmeli. Ulusal ve uluslararası festivaller, fuarlar ve organizasyonlarla sürekli tanıtım yapılmalı. Yerel lezzetler ancak böyle dünya sahnesine çıkar.
Babanız Coşkun Kuru’nun esnaflık anlayışı hâlâ işinizin merkezinde. Bugün o anlayışı kendi liderlik tarzınızla nasıl yeniden yorumluyorsunuz?
Babam işine tertipli, temiz ve disiplinli başlardı. Müşteriyle birebir ilgilenir, en kaliteli malzemeyi kullanırdı. “İşinin başında dur, iyi malzeme kullan, müşteriyle ilgilen” derdi. Bugün de bu değerleri modern işletmecilik anlayışıyla harmanlayarak sürdürüyorum.
Önümüzdeki 5 yıl için Tolga Kuru’yu ve Bafra Pide Coşkun Kuru’yu nerede görüyorsunuz? Bir restoran mı, bir gastronomi markası mı, yoksa bir okul mu?
Yaşam boyu eğitime inanıyor, sürekli gelişimi benimsiyor; öğrendiklerimi gelecek nesillere aktarmayı ve bu yolculukta yeni insanlarla tanışıp yeni yerler görmeyi hedefliyorum. Enerjim yettiği sürece Türkiye’nin ve özellikle Kozyatağı’ndan sonra İstanbul’un farklı bölgelerinde de lezzetlerimizi tattırmak istiyorum. Bafra pidesinin gastronomik bir değer olarak anılmasını hedefliyorum. Uzun vadede ise bir gastronomi akademisi kurarak öğrenci yetiştirmek, sektöre yön veren bir merkez olmak en büyük hayalim.
Bu mesleğe gönül veren gençlere, özellikle geleneksel mutfakta ilerlemek isteyenlere
tek bir cümleyle ne söylemek istersiniz?
Hayalleriniz olsun, çok çalışın, işinizi sahiplenin; küçük hedeflerle başlayın ama büyük hedeflerden asla vazgeçmeyin, süreçten keyif alın ve sonunda kendinizi ödüllendirmeyi unutmayın.