Senem Selimi : “Türkiye’de Bulunmamış Hayvan Kalmasın İstiyorum”

Senem Selimi : “Türkiye’de Bulunmamış Hayvan Kalmasın İstiyorum” Senem Selimi : “Türkiye’de Bulunmamış Hayvan Kalmasın İstiyorum”

Patitracker Markasının Kurucusu Senem Selimi, Markasının Başarı Hikayesini Klass’a Anlattı Türkiye’de ilk gerçek GPS’li hayvan takip cihazı olan PatiTracker’ı geliştiren ve bu teknoloji sayesinde birçok hayvanın hayatını kurtaran Senem Selimi, özel projesiyle tüm hayvanseverlere ve kadın girişimcilere örnek oldu. Senem Selimi, bu süreçte birçok zorlukla karşılaşmasına rağmen tutkusu ve azmi sayesinde PatiTracker’ı Türkiye’nin en inovatif markalarından birisi haline getirdi. Anlık GPS konum takibinin yanı sıra aktivite ve yürüyüş takibi, sanal çit ve kaçış uyarısı gibi özelliklere sahip olan ve kullanıcılarına tasma ve künye hediyesi sunan PatiTracker tüm hayvan sahiplerine büyük bir güven aşılıyor. PatiTracker’in yaratıcısı Senem Selimi ile markayı bugünlere nasıl taşıdığını ve evcil hayvan güvenliği konusunu Klass okurları için konuştuk.  

Senem Hanım, Patitracker fikri ilk ne zaman ortaya çıktı? Sizi bu markayı kurmaya sizi iten kişisel bir hikâye var mı?
Patitracker fikri ilk kez lise yıllarımda aklıma geldi. Hiç unutmuyorum; yurt dışında GPS ile çalışan bir hayvan takip cihazı görmüştüm ve o gün kendi kendime “Bu ürünü Türkiye’de ilk yapan ben olacağım” demiştim. Çünkü yıllardır hayvan kurtarıyor, bakımlarını üstleniyor, sahiplendiriyor ve elimden geldiğince doğayı korumaya çalışıyorum. Hayvanlar benim için bir tutku. Liseden sonra yıllar geçti; kurumsal hayatta çalıştım, özel etkinlikler düzenledim ama bu hayalimi hiçbir zaman unutmadım. Pandemi dönemi benim için bir dönüm noktası oldu. Herkesin durduğu bir dönemde, bu boşluğu üretmek için bir fırsata çevirmem gerektiğini düşündüm. Boş durmayı seven bir insan değilim, sıfırdan bir şey yaratmak benim en büyük tutkumdur. Sonra durdum ve “Lisede bir hayalim vardı, onu gerçekleştirme zamanı geldi” dedim.

“ÜRÜNÜNÜZÜN BİR HAYVANIN HAYATINA DOKUNDUĞUNUZU GÖRDÜĞÜNÜZDE ALDIĞINIZ GERİ DÖNÜŞLER HER ŞEYE DEĞİYOR.”
Markayı kurma sürecinizi anlatır mısınız?
Önce markanın ismini buldum: Patitracker. Logoyu kendi elimle çizdim. Ardından QR kod ve NFC ile çalışan dijital pet künyeyi hayata geçirdim. Sonrasında Türkiye’de ilk kez, yüzde yüz Türk yazılımıyla çalışan anlık GPS takip sistemini geliştirdim. Cihazları getirdim, sunucumu kurdum, yazılım ekibimi oluşturdum ve yaklaşık iki buçuk yıllık titiz bir Ar-Ge sürecinin ardından bu projeyi hayata geçirdim. Ben buna “kendime verdiğim yılbaşı hediyesi” diyorum. Türkiye’de kadın girişimci olmak zor, aslında girişimci olmak başlı başına zor. Ama bu yolun en önemli anahtarı sabır. Bir işe başlarken “Bir yılda biter” diyorsunuz ancak Patitracker’i bugünlere getirmek benim iki buçuk yılımı aldı. Yaşanan aksilikleri, absürt hikayeleri size anlatamam. Ancak şunu çok net söyleyebilirim: Girişimciyseniz hayalinizden asla vazgeçmemelisiniz. İşler yolunda gitmediğinde yeniden başlama azmini kendinizde bulmalısınız. Ben tutkumun peşinden koştum ve başardım. Başarmanın verdiği haz gerçekten tarif edilemez. Hele ki ürününüz son kullanıcıya ulaştığında ve bir hayvanın hayatına dokunduğunuzu gördüğünüzde aldığınız geri dönüşler her şeye değiyor.

Hayvanlarla kurduğunuz bağın çok kuvvetli olduğunu biliyoruz. Bu bağ işinize nasıl yansıdı?
Hayvanları çok iyi tanıyor olmam ve sürekli hayvan kurtarmam, benim için büyük bir avantaj oldu. Çünkü neye ihtiyaç duyulduğunu çok iyi biliyorum. Hangi detayların önemli olduğunu, nelere dikkat edilmesi gerektiğini biliyorum. Aynı zamanda yazılım geçmişim olduğu için tüm sistemi çok rahat kurgulayabildim. İyi bir ürün ortaya koyabilmek için talebi ve kullanıcıyı tanımak çok önemli. Ben hem hayvanları hem de hayvan sahiplerini yakından tanıyorum. Bir hayvanın nasıl kaybolduğunu, nasıl bulunması gerektiğini ve buna dair kritik noktaların neler olduğunu çok iyi biliyorum. Bu bilgi birikimi, Patitracker’ı geliştirirken benim için büyük bir avantaj oldu.

Patitracker hangi hayvan türleri için uygun?
Patitracker; kediler, orta ve büyük boy köpekler için uygun. Atlar için bile bir ürün hazırladım. Ürünü piyasaya sunduğumdan beri çok ilginç talepler de aldım; keçisi ya da koyunu için almak isteyenler bile oldu. Bu durum tamamen cihazın boyutuna bağlı. İlerleyen dönemde daha farklı teknolojiler ve versiyonlar geliştirmeyi planlıyorum. Pet sektörü hızla büyüyen bir alan. Ben bunu yıllar öncesinden öngördüğüm için bu girişimin doğru zamanda hayata geçtiğine inanıyorum.

Sizi en çok etkileyen kullanıcı geri bildirimi hangisiydi?
Siteyi yeni yayına aldığım, henüz hiçbir reklam yapmadığım bir dönemde telefonum çaldı. İletişim numaramı özellikle paylaşıyorum; kullanıcılar herhangi bir sorun yaşadığında doğrudan bana ulaşabilsin istiyorum. Bir kedi sahibi aradı. Kedilerinin çok yaramaz olduğunu, sürekli bahçeden kaçtığını ve bugüne kadar kullandıkları hiçbir teknolojik ürünle onu bulamadıklarını söylediler. Ürünü yerinde görmek istediler. Uzak bir mesafeden gelip ürünü incelediler, kedileri için satın aldılar. Hatta özel bir tasma diktirdiler. Sonrasında bana “Artık içimiz çok rahat. Ben gönül rahatlığıyla çalışıyorum, bizim ufaklık da yaramazlığını özgürce yapıyor” dediler. Bu benim için en değerli yorumlardan biriydi. Bu tür geri dönüşler bana büyük motivasyon veriyor.
“GPS SİSTEMİ HAYATİ BİR ÖNEM TAŞIYOR”
Türkiye’de evcil hayvan güvenliği açısından en büyük sorun sizce nedir?
Birçok faktör var. Ancak en büyük sorun, kaybolan hayvanların izinin çok hızlı kaybedilmesi. İlk 48 saat kritik. Bu sürede hayvan çok uzaklaşabiliyor ya da başına bir şey gelebiliyor. Ani sesler, şimşek, ambulans ya da itfaiye sirenleri özellikle köpeklerde büyük korkuya neden oluyor. Panik halinde koşup yönünü kaybedebiliyorlar. O süreçte uzaklaştığı için evin yolunu da bulamıyor. Tasması ya da künyesi yoksa, bulan kişinin sahibine ulaşması neredeyse imkânsız hale geliyor. Çip kontrolü çoğu zaman yapılmıyor. Taşınma sırasında kedilerin kaçması, bahçeden hayvanların çalınması gibi durumlar da çok sık yaşanıyor. GPS takip sistemleri bu noktada hayati önem taşıyor.

“PATİTRACKER, KAYBOLMAYI ÖNLEMEK, KAYBOLDUĞUNDA HIZLICA BULMAK VE HAYVANIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN GELİŞTİRİLMİŞ BİR ÇÖZÜM.”
Patitracker bu sorunlara nasıl bir çözüm sunuyor diyebilir miyiz?
Patitracker kaybolmayı önlemek, kaybolduğunda hızlıca bulmak ve hayvanın güvenliğini sağlamak için geliştirilmiş bir çözüm. Hayvanları, hiç büyümeyen çocuklar gibi düşünmek gerekiyor. Meraklarına yenik düşüp, uzaklaşıyorlar ve geri dönemeyebiliyorlar. Bu tür teknolojik cihazlar, özellikle ilk 48 saat içinde hayvanın bulunma ihtimalini %80’e kadar artırıyor. Bu da hem hayvan hem de sahibi için büyük bir güven demek.

Markanızın gelecek hedefleri neler?
Şu anda tüm Türkiye’yi kapsayan bir hedefimiz var. Patitracker, Türkiye’de anlık GPS konum takibi yapan ilk yüzde yüz Türk yazılımıdır. Tüm sistem, sunucular ve kontrol tamamen kendi yazılım ekibimize ait. Öncelikli hedefim Türkiye pazarında yaygınlaşmak. Ardından Avrupa, Balkanlar ve diğer ülkelere açılmayı planlıyorum. Ama her şey adım adım. Türkiye’de bulunmamış hayvan kalmasın istiyorum.

Formun Üstü

Formun Altı