Mustafa Nihat Koç Ve Nihal Koç : “Hayatın En Önemli Kısmı, Evlendikten Sonra Da Sevgili Gibi Kalabilmektir”
Dr. Mustafa Nihat Koç Ve Dr. Nihal Koç, Estetiğin Çiftlerin Hayatını Nasıl Etkilediğini Ve Sevgililer Günü Öncesinde Hangi İşlemlerin Popüler Hale Geldiğini Klass’a Anlattı Estetik alanında gerçekleştirdikleri başarılı uygulamalarla danışanlarına her zaman güven veren ve doğal dokunuşlarla onları arzu ettikleri görünüme kavuşturarak yaşamlarına daha mutlu ve özgüvenli bir şekilde devam etmelerini sağlayan Dr. Mustafa Nihat Koç ve Dr. Nihal Koç, hekimlik alanında yalnızca uzmanlıklarıyla değil aynı zamanda birbirlerini tamamlayan, uyumlu çalışmalarıyla da başarıyı yakalamış bir çift. Yoğun iş temposuna ve profesyonelliğin getirdiği sorumluluklara rağmen aralarındaki romantizmi her zaman canlı tutmayı başaran Mustafa-Nihal Koç çifti, bir Sevgililer Günü’nü daha birlikte geçirmenin heyecan ve mutluluğunu yaşıyor. Dr. Mustafa Nihat Koç ve ve Dr. Nihal Koç ile hem meslektaş hem de eş olmanın nasıl bir duygu olduğunu, birlikte çalışmaya nasıl karar verdiklerini, Sevgililer Günü’nün kendilerini için taşıdığı anlamı ve estetik anlayışının günümüzde nasıl bir dönüşüme uğradığını Madhus’s İstanbul’un muhteşem atmosferinde Klass okurları için konuştuk.
Nihal Koç: Hem çok güzel hem de zor tabii ki. Güvendiğim bir insanla çalışabilmek kesinlikle harika bir duygu. Rahatlıkla sırtımı dayayabileceğim, her konuda çok güvendiğim bir insan olması çok değerli. Her dakika beraber değiliz ama bazen ister istemez çatışmalar olabiliyor. Artı eksi olarak bakarsak, benim için kesinlikle artısı daha fazla. Beraber çalışmak çok daha güzel.
Siz ne dersiniz Mustafa Bey?
Mustafa Koç: Ben bu konuda aslında akıllıca davrandım. Bütün yetkiyi Nihal Hanıma verdim. Kendisi benim hem patronum hem eşim hem de sevgilim. O yüzden ben çok rahatım.
Aynı alanda çalışmak sizi nasıl etkiledi peki?
M.K: Aslında tam olarak aynı alan değil. Benim daha çok cerrahi operasyonlar yapıyorum. Ameliyatlı işlemlerle ilgilendiğim için zamanımın büyük kısmı hastanede, ameliyathanede geçiyor. Bu nedenle klinikteki işleri gözüm kapalı devredebileceğim bir çalışma arkadaşımın, hekim arkadaşımın, eşimin olması beni çok şanslı hissettiriyor.
N.K: Biz aslında birbirimizi tamamlıyoruz. Benim alanım ameliyatsız estetik işlemler, eşimin alanı ise cerrahi işlemler. Tabii ki ameliyatsız işlemleri de yapabiliyor, birlikte bir bütün oluyoruz. Bu sayede birbirimize hasta yönlendirebiliyoruz. Bu da bize bir danışan başvurduğunda onu bütünsel bir yaklaşımla değerlendirme imkanı veriyor. Ben danışanlara daha çok ameliyatsız işlemleri öneriyorum, eğer ameliyatlı bir işlem gerekiyorsa da eşime yönlendiriyorum. Bu açıdan birbirimizi tamamlıyoruz.
“EŞİM, EĞİTİMLERİNİ, YURT DIŞI MASTER’LARINI TAMAMLADIKTAN SONRA BU ALANDA GERÇEKTEN UZMAN OLARAK DEVAM ETTİ”
Birlikte çalışmaya nasıl karar verdiniz?
M.K: Eşim bildiğiniz gibi, uzman doktor ve çok iyi bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı. Bir süre sonra muayenehanemdeki yoğunluk arttı. Ben hem ameliyatlı hem ameliyatsız tüm estetik işlemleri yapma yetkisine ve bilgisine sahibim. Aynı zamanda bu konuda eğitmenim ve Sağlık Bakanlığı’nın program koordinatörlerinden biriyim. Ancak hastalar her zaman çok detaylı sorular soruyorlar. Bizim için küçük gibi görünen detaylar hastalar için çok önemli oluyor ve daha fazla zaman ayırmamızı istiyorlar. Fakat ben sürekli hastanede, ameliyathanede olduğum için bunu her zaman sağlayamıyordum. O sırada eşimin de bu alanda zaten çok iyi olduğunu düşündüm. Eklem içi, kas içi, diz içi enjeksiyonları yapıyordu. Kendisi çok iyi bir girişimsel hekimdir. “Aslında bu konuda başka birine gitmenize gerek yok, işte uzman doktor” dedim. Eğitimlerini, yurt dışı master’larını tamamladıktan sonra bu alanda gerçekten uzman olarak devam etti. İlk zamanlar sektörde herkes beni tanıdığı için Nihal Hanım “Mustafa Bey’in eşi” diye tanıtılıyordu. Birkaç yıl önce bir kongreye gittik, bir baktım ki bu kez ben Nihal Hanımın eşi diye tanıtılıyorum.
“YILIN TAMAMI SEVGİLİLER GÜNÜ GİBİ OLMALI”
Önümüzde güzel bir gün var, 14 Şubat. Sevgililer Günü sizin için ne ifade ediyor?
N.K: Ben özel günleri severim ama sadece o güne fazla anlam yüklemeyi de çok sevmiyorum. Elbette kutlarız ama bence yılın tüm günleri Sevgililer Günü gibi olmalı. İlla bir çiçek almak için o günü beklememek lazım. Bu günlerin biraz da insanlara hediye aldırmak için empoze edildiğini düşünüyorum. Sevmiyorum diyemem ama diğer günler de benim için aynı derecede önemli.
Mustafa Bey, bu yoğun iş temposunda romantizmi canlı tutmak zor oluyor mu?
M.K: Zor olduğu anlar oluyor ama biz 23 yıllık evliyiz. Hayatın en önemli kısmı, evlendikten sonra da sevgili gibi kalabilmek. İnsanlar evlendikten sonra sevgili olmayı biraz ihmal edebiliyor. Eşler birbirine özen gösterirse bu mümkün. Bizim iki çocuğumuz var ama bazen sadece birbirimize vakit ayırıyoruz. Baş başa yapılan kısa tatiller, geçirilen özel anlar bu bağı koruyor. Uzun süredir evli çiftlerin de bunu yapması gerektiğini düşünüyorum.
Özel günlerde birbirinize hediye alır mısınız?
N.K: Eskiden alırdık ama artık almıyoruz. Bizim için beraber bir tatil planlamak daha güzel bir hediye. Benim ondan çok özel bir beklentim yok. Bir çiçek bile yeterli. Pahalı hediyelerde hiç gözüm olmadı ama tabii tatile de hiçbir zaman hayır demem.
Medikal estetik çiftlerin ilişkisini nasıl etkiliyor sizce?
M.K: Olumlu etkilediğini düşünüyorum. Örneğin, göğüsleriyle ilgili bir problem veya huzursuzluk yaşayan bir kadın özgüven kaybı yaşayabiliyor. Bu sorun giderildiğinde ilişkisine de olumlu yansıyor. Aynı şekilde jinekomastisi olan bir erkek de hem eşinin yanında hem de sosyal ortamlarda özgüven problemi yaşayabiliyor. Bu sorun çözüldüğünde hem hayat kalitesi hem iş başarısı artıyor. Ayrıca işin sağlık boyutu da var. Fazla yük taşıyan bir vücuttan bu yükü aldığınızda omurgasını da rahatlatmış oluyorsunuz. Aynaya baktığında kendini daha mutlu görmek, güne daha pozitif başlamayı sağlıyor. Dudak dolgusunda da benzer bir durum söz konusu. Kadınlar beğendikleri bir ruju dudaklarına sürdüklerinde günlerini çok daha pozitif geçiriyorlar.
“DOĞAL BOTOKSLARLA KİŞİ KENDİSİNİN DAHA İYİ VERSİYONU HALİNE GELİYOR”
Sevgililer Günü öncesinde en çok hangi işlemler talep ediliyor?
N.K: En sık botoks tercih ediliyor. Botoks küçük bir işlem gibi görünse de yüzde belirgin bir değişim yaratıyor. Doğal botokslarla kişi sadece kendisinin daha iyi bir versiyonu hâline geliyor. Bakışları daha canlı, gözler daha açık hale geliyor. Gençlik aşıları ve mezoterapiler de cildi daha parlak ve canlı gösteriyor. Bu küçük dokunuşlarla kadınlar makyajsızken bile daha canlı ve parlak bir görünüme kavuşuyorlar. Bu tip işlemler özel günler öncesinde daha sık tercih ediliyor. Dudak dolgusu da sık tercih ediliyor. Özellikle ileri yaş grubunda, dudaklardaki hyaluronik asit ve nem kaybını gidermek ve dudakları daha pürüzsüz ve canlı bir hale getirmek için birtakım uygulamalar yapıyoruz.
Partnerlerin birbirine estetik yaptırmayı önermesi sizce baskı mı, destek mi?
N.K: Genelde destek şeklinde oluyor. Baskıyla estetik yaptırmak çok zor. Çoğu zaman kadınlar kendileri istiyor. Erkekler genelde karşı çıkıyor ama kadınlar erkeklere botoks ya da gençlik aşısı yaptırmaya daha çok yönlendiriyor. Erkekler ise kadınlara “Zaten güzelsin” demeyi tercih ediyor.
“ERKEKLER ESTETİK UYGULAMALARINA DAHA AÇIK HALE GELDİ”
Kadın ve erkek hastaların estetik beklentileri arasında fark var mı?
M.K: Kadınlar birbirlerine karşı daha acımasız olabiliyor. Sosyal baskı daha fazla. Estetik artık daha ulaşılabilir ve daha iyi sonuç veren bir şey olduğu için kadınlar daha ilgili. Ancak erkekler de özellikle büyük şehirlerde estetik uygulamalara giderek daha açık hâle geldi. Erkeklerde bunlar eskiden bir tabuydu. Sadece estetik değil spor yaparak, hayatlarını düzene sokarak daha fit olmaya özen gösteriyorlar. Bu noktada vücutları zinde yüzleri yorgun görünürse de olmaz. O yüzden erkek hastalarda botoks, gençlik aşıları, yağ aldırma, jinekomasti, burun ve göz çevresi estetiği sık görülüyor.
İş hayatında fikir ayrılığı yaşadığınız oluyor mu?
M.K: Oluyor tabii ki ama eninde sonunda ortak bir yol buluyoruz. Bazen birbirimizi ikna etmeye çalışıyoruz. Farklı düşündüğümüz konularda mutlaka bilimsel bir veri oluyor. Bu durumda bu verileri referans alıyoruz. Evde de ister istemez estetik konuşuyoruz, günün kritiğini yapıyoruz.
Birbirinizde en çok takdir ettiğiniz mesleki yönler neler?
M.K: Nihal çok titiz ve özenlidir. Bir şeyi her yönüyle bilmeden yapmaz. Sabırlıdır. Çok planlı çalışır. Bu yönünü çok takdir ediyorum.
N.K: Mustafa Bey çok iyi bir cerrah. Ameliyatı önce kafasında yapar. Beni de o ameliyat etti. Başka bir doktora güvenemezdim. Çok çalışkandır, planlıdır ve hızlıdır. Ameliyat sonuçlarını gördüğümde onunla gurur duyuyorum. Hepimiz doktoruz ama cerrahlığa ayrı bir saygım var.
“AMAÇ, DIŞARIDAN BAKILDIĞINDA YAPILAN İŞLEMİN BELİRGİN OLMAMASI”
Estetik kavramına genel yaklaşımınız nedir?
M.K: Bu tamamen kişinin kendine saygısıyla ilgili. Kendini iyi hissetmeyen bir insanın çevresine de iyi enerji vermesi zor. Siz kendinizi mutlu ve sağlıklı hissetmiyorsanız dünyadaki hiçbir şeyin bir önemi yok. Aynaya baktığında mutsuz hisseden biri için estetik çok faydalı olabilir. Ama herkes her işlemi yaptırmak zorunda değil. Bazı insanlar yüzlerindeki kusurlarıyla barışık olabiliyor. Estetik konusunda abartıya karşıyız. Amaç, dışarından bakıldığında yapılan işlemin belirgin olmaması. Örneğin artık dolgulardan çok biyostimülan işlemler, gençlik aşıları ve doğal botokslar ön planda. Tüm dünyada bir doğallık trendi hâkim.
2026’da estetikte ne ön planda olacak?
N.K: Kesinlikle doğallık. Daha iyi, daha genç ama abartısız görünmek. Cilt kalitesini artıran, sarkmayı ve kırışıklıkları azaltan doğal uygulamalar ön planda olacak.
Son olarak Sevgililer Günü için bir tavsiyeniz var mı?
M.K: Estetik işlemler özel günlerden en az 3-4 hafta önce yapılmalı. Çünkü bu işlemler yavaş yavaş etkisini gösteriyor. Botoks gibi işlemler zamanla oturur. Daha canlı bir cilt için mezoterapi ve gençlik aşıları önerilebilir. En önemlisi de bir uygulamayı zamanında yaptırmak. Çünkü önlemek düzeltmekten her zaman daha kolaydır.