Sanatçının yurt dışı davetlerinden birinde karşılaştığı vize engeliyle birlikte üretim pratiğinde “sınır” kavramı belirginleşmeye başladı. Bu deneyim, son dönem çalışmalarında tel materyalini merkeze almasına zemin hazırladı. Yaşamı ve sürekliliği sembolize eden elek, tül ve file ile başlayan sanatsal yolculuk, sınırı, gerilimi ve direnci temsil eden tel ile yeni bir boyut kazandı.
“Tel benim için hem sınır hem bağ. Tıpkı geçmişle gelecek arasında durduğumuz o ‘şimdi’ anı gibi.” sözleriyle bu süreci ifade eden sanatçı, “Dünden Sonra, Yarından Önce, Şimdi” sergisinde gerçeklik kavramını merkeze alarak algının değişkenliğini ve gerçeğin göreceli doğasını bir illüzyon etkisiyle ele alıyor.
Multidisipliner yaklaşımıyla tanınan Loya, sürdürülebilir materyallerden oluşan üretimlerinde elek, tül, file ve tel gibi geçirgen ve hafif malzemeleri bir araya getiriyor. Özellikle İstanbul Pangaltı’daki yeni atölyesinde şekillenen bu yeni dönem çalışmaları, zaman, bellek, varoluş ve gerçeklik arasındaki ince sınırları yeniden sorguluyor. Telin dirençli yapısı ile tülün hafifliği arasındaki karşıtlık, sanatçının zamanın akışı ve belleğin sürekliliğine dair düşüncelerini somutlaştırıyor. Tül ve telin birlikteliğiyle oluşan geçirgen katmanlar, izleyiciyi hem içine çekerken hem de mesafede tutarak modern dünyanın bulanık gerçeklik algısına güçlü bir gönderme yapıyor.
Loya Kader Öztürkmen’in yeni dönem üretimlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde bir araya getiren “Dünden Sonra, Yarından Önce, Şimdi” sergisi, Berlin Galeri Fantom’da 2 Şubat tarihine kadar izleyiciyi zamanın, algının ve sınırların ötesinde bir düşünsel yolculuğa davet ediyor.