İstanbul – Sofya: İki Şehrin Ortak Hafızası, Sofya’da Zamansız Bir Defileyle Buluştu

İstanbul – Sofya: İki Şehrin Ortak Hafızası, Sofya’da Zamansız Bir Defileyle Buluştu İstanbul – Sofya: İki Şehrin Ortak Hafızası, Sofya’da Zamansız Bir Defileyle Buluştu

Türkiye Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık ve eşi Eda Ersek Uyanık’ın ev sahipliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçiliği tarihi Konutu’nda 22 Ocak 2026 tarihinde özel bir davet düzenlendi.  

İstanbul ile Sofya arasında yıllara yayılan ortak hafızayı moda aracılığıyla görünür kılan etkinliğe; 30 Büyükelçi, Bulgaristan Cumhurbaşkanının Kültürden sorumlu Başdanışmanı, çok sayıda Milletvekili ve üst düzey bürokratın yanısıra iş dünyası, moda ve basın temsilcileri izledi.
Büyükelçi Sayın Mehmet Sait Uyanık, açılış konuşmasında bu davetin yeni yılda ev sahipliği yaptıkları ilk kültürel etkinlik olduğuna dikkat çekerek, “Bu da kültürel faaliyetlerimiz için anlamlı ve ilham verici bir başlangıcı işaret etmektedir” ifadelerini kullandı.
Gecede moda tasarımcısı Özlem Süer, “İstanbul – Sofya” temalı özel koleksiyonuyla; çocuklukta başlayan bir dostluğun, göçle ayrılan yolların ve yıllar sonra gerçekleşen yeniden buluşmanın hikâyesini Sofya’da sahneye taşıdı. Koleksiyon, bu ayrılığı yaşamış olan tasarımcının büyükbabasına ithaf edilerek, kişisel bir hatırayı ortak bir anlatıya dönüştürdü.
Büyükelçi Uyanık, Süer’in uluslararası birikimine de değinerek, “Paris, Milano, Tokyo, New York ve Berlin gibi dünya moda başkentlerinde kırktan fazla dikkat çekici defile ve performansın ardından, Sayın Süer Alp bugün bizimle birlikte; iki önemli şehrin, İstanbul ve Sofya’nın, ortak değerlerini ve birbirine yakın ruhunu yansıtan bir koleksiyonu sunuyor” dedi.
Defile sonrasında açıklama yapan Özlem Süer ise koleksiyonun ruhunu şu sözlerle özetledi:
“‘İstanbul – Sofya’ koleksiyonu, yalnızca iki şehrin değil; hafızanın, ayrılığın ve yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bu koleksiyonda kişisel bir aile hikâyesiyle, iki kültürün ortak duygusunu aynı estetik zeminde buluşturmak istedim. Geçmişin izlerini bugünün diliyle yeniden yorumlarken, zamansız bir zarafetin mümkün olduğunu göstermek benim için çok kıymetliydi.”
Büyükelçi Uyanık, modanın taşıdığı anlamı vurgulayarak “Moda yalnızca giyinme biçimi değildir. Kültürel mirasın, yaratıcılığın ve diyaloğun güçlü bir ifadesidir” değerlendirmesinde bulundu. Uyanık, defilede sunulan her parçanın; Türkiye ve Bulgaristan’ı, geçmiş ve geleceği, dostluk ve modayı birbirine bağlayan bir hikâye anlattığını belirterek, bu istisnai etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen Özlem Süer Alp ve ekibine teşekkür etti.
İki kültürün mozaiğinden beslenen koleksiyon, dönemsel referansları zamansız bir estetikle bir araya getirdi. Anlatı; materyallerin dokusu, silüetlerin dili ve detayların güçlü sezgisiyle ilerlerken, ekru ve siyah eksenindeki renk paleti; inciden ivorye, fildişinden siyahın mat ve parlak tonlarına uzanan rafine bir geçiş sundu.
Danteller, ipekler, kurdeleler, taftalar ve kadifeler koleksiyonun zamansız atmosferini tanımladı; ampir formlar, garçonne (flapper) boylar, verev kesimler, A-line silüetler ve korsetler yeni nesil ceket formlarıyla buluştu. Redingotlar, mona yaka kruvazeler ve bomber ceketler ise geleneksel dokunuşlarla çağdaş bir denge kurdu.
Kurdeleler, püsküller, doğal incili choker’lar ve yüzün bir kısmını örten vualet (voilette) danteller; çok katmanlı styling yaklaşımıyla geçmiş ve geleceği aynı sahnede bir araya getirdi. Yalın fiyonklu topuzlar sanatsal bir sadelik sunarken, temiz bir makyaj zemini üzerinde sıcak ve soğuk bazlarla kurulan denge koleksiyonun rafine ruhunu tamamladı. Sepet örgü ayakkabılar da dönemin izlerini bugüne taşıyan güçlü detaylar arasında yer aldı.
Danteller ve ipeklerle başlayan anlatı, yeni nesil kumaşlarla “sessiz ama iddialı” bir zarafete evrildi. Sofistike daily couture ile prêt-à-couture arasındaki ince çizgide ilerleyen koleksiyon; abartısız ama güçlü, sade ama kararlı bir duruş sergiledi. Silüetler ilerledikçe çizgi netleşti, dokular yoğunlaştı ve aynı yalın zarafet gecenin davet kodlarına dönüştü.
Büyükelçi Uyanık’ın sözleriyle, “Bugün sizlerle birlikte şehirlerimiz arasında zarafet, ilham ve ustalığın bir köprüsünü kuruyoruz. Bu köprü yalnızca modayla değil, en ince ayrıntılarda saklı olan büyüyle de şekilleniyor.” “İstanbul – Sofya” koleksiyonu; trendlerin gürültüsünden uzak, kültürel bağları estetik bir dille yeniden kuran ve hafızaya dokunan zamansız bir şıklık manifestosu olarak Sofya’da izleyiciyle buluştu.
Etkinliğin sponsorları: D Bank, Klas Gıda, Trendyol, Turkish Airlines, Medical Karaci ve Sabit Akkaya