Melec Çakmak ve Umut Çakmak: Aynaya Baktığımızda Birbirimizin Yansımasını Görüyoruz

Melec Çakmak ve Umut Çakmak: Aynaya Baktığımızda Birbirimizin Yansımasını Görüyoruz Melec Çakmak ve Umut Çakmak: Aynaya Baktığımızda Birbirimizin Yansımasını Görüyoruz

Melec Çakmak ve Umut Çakmak, Birbirlerine Duydukları Derin Sevgiyi ve Aşkı Klass’a Anlattılar.  


MC ART Mimarlık Kurucusu Melec Çakmak ve Viyana’da gayrimenkul ve turizm sektörünün önde gelen isimlerinden başarılı iş insanı Umut Çakmak, iş hayatındaki başarılı çalışmalarının yanı sıra birbirlerine olan aşklarıyla da herkesin gıpta ettiği bir çift. Evliliklerinde 5. yılına giren çift, sadece eş olarak değil aynı zamanda uyumlu iş ortakları da olduklarını belirterek birbirleriyle olan bağlılıklarının özel hayatlarına renk, iş hayatlarına ise güç kattığını belirtiyor. Melec Çakmak’ın Türkiye sevgisi ve aşkının kendisini Türkiye'de yeni yatırımlar yapma konusunda teşvik ettiğini belirten Umut Çakmak, üretimini Türkiye’de gerçekleştirecekleri bir çalışmanın içerisinde olduklarının müjdesini verdi. Catering sektörüne giriş yapmaya hazırlandıklarını ifade eden Çakmak çifti, Türkiye’ye catering alanında yeni bir vizyon katacaklarının altını çizerek Avusturya ve Avrupa’nın kültürünü Türkiye’ye entegre edeceklerini belirttiler. Melec Çakmak ve Umut Çakmak ile yeni yatırımlarını, büyük aşklarını Bodrum Yalıkavak’ta bulunan yatlarında Klass okurları için konuştuk.

Melec Hanım, siz iş hayatınızdaki başarılarınız ile takdir edilen bir isimsiniz. İş hayatınızdaki başarınız kadar eşiniz Umut Bey ile olan aşkınızda çok merak ediliyor. Bu büyük aşk nasıl doğdu?
Melec Çakmak: Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Eşim Umut Bey ile çok iyi arkadaşız. Birlikte eğleniyor, birlikte çalışıyoruz. Ortak zevklerimiz çok ve işe bakış açımız aynı. Aynaya baktığımızda birbirimizin yansımasını görüyoruz. Onun hayattaki dişi versiyonu olduğumu düşünüyorum.

‘UMUT BİR ŞEYE İNANDIĞI ZAMAN PEŞİNDEN GİDER, ASLA BIRAKMAZ’
Umut Bey’in farklı ve özel yönleri nelerdir? Umut Bey'in hangi özellikleri sizi etkiledi?
M.Ç: Çok titiz birisi. Her şeyin dört dörtlük olmasını ister. İkimiz de hayatta çok detaycıyız. Çevremdeki insanlar bazen bu kadar detaycı olmamamı, bazı şeyleri akışına bırakmamı söyler. Umut’ta çok detaycıdır, onunla  bu anlamda da çok iyi anlaşıyoruz. Bir olay olduğunda ikimizde aynı detayları görebiliyoruz. İnsani duyguları çok fazla. Vicdanlı ve yardımsever birisi. İnce düşünceli. Yeri geldiğinde benim problemimi benden daha fazla düşünür. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır. Evliliğimizin ilk yıllarında zorluklar yaşadık ama o süreçte her zaman yanımda durdu. Bunlar benim için çok kıymetli. Umut bir şeye inandığı zaman peşinden gider, asla bırakmaz.

Kaç senedir evlisiniz?
M.Ç: Evliliğimiz beşinci yılına giriyor. Biz Umutla çok kısa süre flört ettik. İki ay kadar sürdü. Sonrasında ben Viyana'ya Umut'u ziyaret etmeye gittim. Orada bana 'Seni bir daha bırakmam, evleniyoruz.' dedi. Bununla ilgili bir anımız daha var. Adana'ya, Umut'un kardeşinin nişanına gitmiştik. Umut orada beni insanlara eşi olarak takdim etti. Onun böyle yapması beni şaşırtmıştı. Sonrasında her şey çok güzel oldu ve evlendik.

‘MELEC HANIM'IN ZEKASINA VE DURUŞUNA HAYRAN KALDIM’
Umut Bey, peki siz Melec Hanım için neler söylemek istersiniz? Anladığımız kadarıyla siz de ilk gördüğünüz anda Melec Hanım'a âşık oldunuz.
Umut Çakmak: Melec Hanım'ın zekasına ve duruşuna hayran kaldım. Öngörüsü yüksek bir insan. Gelecekte oluşabilecek durumları önceden hisseder,sezgileri yüksektir. Mücadeleyi asla elden bırakmayan çok savaşçı bir kadın. Bir hedefi olduğunda o hedefine ulaşmak için kendisinden ve hayatından ödün verebiliyor. Hedef odaklı, savaşçı bir kadın olması beni çok etkiledi. Çok güçlü bir karakter. Bu güçlü karakter beni ilk günden kendisine aşık etti.

Melec Hanım sosyal hayatında nasıl bir insandır?
U.Ç: Eğlenceli, espritüel bir insandır.  Daima içerisinde bulunduğu ortama neşe katar. Benim de hayatımın değişmesine sebep oldu. Onun bu enerjisi bana da sirayet etti ve işimde başarılı olmamı sağladı. Kazancımız da artmaya başladı. Sadece eş değil aynı zamanda uyumlu iş ortakları olduk. Melec, hem özel hayatıma renk kattı hem de iş hayatında bana güç kattı. O olmasaydı belki de işimizi bu kadar büyütemezdik. Böyle bir insanla hayatımı birleştirdiğim için hem çok şanslıyım hem de çok mutluyum. Ve oğluma da öz annesi gibi davranıyor. Oğlum bütün sorunlarını Melec Hanım'a rahatlıkla anlatır. Melec Hanım da çocuklarımızın mutluluğu için benimle daima fikir alışverişi yapar. Savaşçı ruhunun yanında aynı zamanda anaç bir ruhu da vardır. İki çocuğumuzun geleceği için hayatta bir savaş verdiğini söyleyebilirim. Onların güzel bir geleceğe sahip olması için mücadele veriyor.

‘MELEC'İN TÜRKİYE SEVGİSİ VE AŞKI BİZİM TÜRKİYE'DE YENİ YATIRIMLAR YAPMAMIZA SEBEP OLDU’
Melec Hanım'ın vizyonu yatırımlarınıza ve işinize nasıl bir yön verdi?

U.Ç: Melec Hanım, hem evi hem de işimizi yönetiyor. Her iki konuda da çok başarılı. Özellikle Türkiye ile bağlantılı işlerimize daha çok sahip çıkıyor. O olmasaydı Türkiye'de bu kadar aktif olmayacaktık. Ben bu zamana kadar hep Avusturya’da yatırım yapmıştım. Türkiye'de yatırım yapmayı düşünmüyordum. Melec'in Türkiye sevgisi ve aşkı bizim Türkiye'de yeni yatırımlar yapmamıza sebep oldu. Avrupa'da yaşadığımız için Türkiye'deki bazı eksiklikleri daha net görebiliyoruz. Kendi imkanlarımız ve kapasitemiz ölçüsünde bu eksiklikleri gidermeye çalışıyoruz. Catering sektörüne giriş yapmaya hazırlanıyoruz. Bu alanda buradaki şirketlerin eksikliklerini çok net gördük. Çalışmalarımıza başladık.

‘BİZ TÜRKİYE’DE YAPILMAMIŞI YAPACAĞIZ’
Melec Hanım, siz catering alanında Türkiye'de nasıl bir eksik gördünüz ve siz diğerlerinden farklı olarak neler yapacaksınız?

M.Ç: Her şeyden önce malzeme eksiği olduğunu gördük. Türkiye'de sunum tarzı ve kullanılan malzemeler daha standart. Biz ise daha çok alışılmışın dışında Avrupa standartlarında bir catering hizmeti sunmak istiyoruz. Bunu Türkiye'de neden yapmayalım dedik. Ekibime bunu yapmayı teklif ettim. Bu konudaki düşüncelerini sordum. Üretimini Türkiye’de gerçekleştireceğimiz bir çalışmanın içerisindeyiz. Ekim ayında bu hizmeti sunmayı düşünüyoruz. Biz Türkiye’de yapılmamışı yapacağız. Bunun için maliyetten kaçınmayacağız. Hedefimiz A+ segmente hitap etmek. Türkiye’ye catering alanında yeni bir vizyon katacağız. Bizimle çalışan insanlar bu farkları ve kaliteyi çok net görecekler. Avusturya ve Avrupa’nın kültürünü Türkiye’ye entegre etmek istiyoruz. Bu sektöre yeni bir anlam kazandıracağımızı düşünüyoruz.

‘UMUT’UN ÇOK KARARLI BİR YAPISI VAR’
Umut Bey’in kararlı bir insan olduğunu söylediniz. Bu özellik sizde de var mı?

M.Ç: Umut’un çok kararlı bir yapısı var. Kendime benzetiyorum bu özelliğini. Karar verdiği an kafasına koyduğu o işi yapmadan kesinlikle rahat etmiyor. O iş mutlaka olacak der. Yarım olacaksa hiç olmasın kafasında. İş hayatımızdaki ekibimizi de bu özelliğimize adapte ettik. Bir proje aldıysak yetiştirmek adına gerekirse sabaha kadar ofisteyiz. Bu benzer özelliklerimiz zaten bizi birbirimize yakınlaştırdı.

U.Ç: Yaptığımız işi çok severek yapıyoruz. Bu çok önemli. Bir işi severek yaparsanız başarılı olursunuz. Severek yapılmayan bir işte başarılı olma şansınız yok. İşimizi aşkla ve kararlılıkla yapıyoruz.

Melec Hanım, siz modayla da çok ilgilisiniz. Katıldığınız her davette çok özenli görüyoruz sizi. Sizin moda anlayışınız nedir?
M.Ç: Ben modanın insanın iç dünyasını yansıttığını düşünüyorum. Gittiğim ve davet edildiğim tüm organizasyonlara en şık halimle gitmeye özen gösteriyorum. Bu bir saygıdır çünkü insanlar bu davetlere büyük bir emek veriyorlar. Davet teması ne ise ona uygun şekilde giyiniyorum. Bu konuda bir danışmanlık almıyorum. Modanın zamansız olduğunu düşünüyorum. Modaya değil, kendime yakıştırdığım ne ise onu tercih ediyorum. Kıyafet tarzımı karakterime uygun seçiyorum. Mesela Klass Ödülleri 2023 gecesinin After Party’si Küba konseptindeydi. Ben de Küba konseptine uygun, günler öncesinden bir hazırlık yaparak kıyafet tercihimi buna göre belirledim. Çünkü bunun geceyi düzenleyen size ve değerli konuklara bir saygı anlamı taşıdığına inanıyorum. Tüm kadınların bu bakış açısı ile kendilerine özenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Ayakkabı ve çanta tercihlerimi markalardan yana kullanıyorum. Benim olmazsa olmazımdır. Orijinal olmayan bir şeyi taşımak istemem. Replika ürünler son zamanlarda bazı kişiler tarafından orijinal olana çok benzemesiyle ve aynı zamanda fiyatlarının uygun olması sebebiyle avantajlı bulunup tercih ediliyor. Ben bunu büyük bir saygısızlık olarak görüyorum üretici firmaya ve markaya. Replika tercih etmek yerine uygun fiyatlı daha farklı markalar tercih edilmesinden yanayım. Ben de mimari tasarımlar yapıyorum. Nasıl ki kendi yaptığım tasarımların bir kopyasını başka yerde görmek hoşuma gitmeyecekse moda dünyasında da tasarımcılara saygısızlık yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Alışveriş hastalığım yoktur. Abartmadan kararında tercihler yapıyorum. Kıyafet seçimlerinde ise marka çok önemli değil benim için. Özel tasarım kıyafetleri seviyorum.

‘SAĞLIK DIŞINDA HİÇBİR ŞEY BENİ MUTSUZ EDEMEZ’
Melec hanım, sizi hayatta neler mutlu eder ve neler mutsuz eder?

M.Ç: Sağlık dışında hiçbir şey beni mutsuz edemez. Sağlık dünyadaki en değerli ve paranın dahi satın alamayacağı bir şey. Sağlık, korku yaşayabileceğim tek konu. Çocukken çok ciddi sağlık problemi yaşadım. Bu durum ergenlik ve çocukluğumu çok etkiledi. Yaşadığım boyun felci benim için çok korkutucu bir süreçti. Felç denilemezdi ancak teşhis konulana kadar benden 5-6 senemi almış oldu. Çok uzun bir süre bu problemle savaştım. Sonucunda çok basit bir şekilde çözülmüş oldu ancak benim için gerçekten sıkıntılı bir dönemdi. Sağlık bu sebeple çok önemsediğim bir konu. Çevremde herhangi biri ya da bir canlı, sağlık ile ilgili bir durum yaşıyor ise çok hassaslaşıyorum ve hemen yardımcı olmaya çalışıyorum. Bana kendimi mutsuz hissettirebilecek tek şey sağlıktır.

Melec Hanım, siz yalandan, kişinin kendini olmadığı gibi biri göstermesinden ve sahte gösterişlerden hoşlanmayan birisiniz. İnsanların bu davranış şekillerini neye bağlıyorsunuz?
M.Ç: Ben bu davranışların gösterilmesini travmalara bağlıyorum açıkçası. Çok tehlikeli buluyorum bu tarz insanları ve kendimizi bu insanlardan koruyoruz. Ben sahtelikten ve yapay davranışlardan hoşlanan biri değilim. Böyle insanları görünce de kendileri adına üzülüyorum. Ben doğallığı ve samimiyeti seviyorum. Kendim böyle biri olduğum için karşımdaki insanı da kendim gibi görmek istiyorum. İnsanlar kıyafetleri ile ağırlanır, kişilikleri ile uğurlanır. Bu lafı çok severim. İnsanların ilk başta tanıdığın hali ile sonra görünen halleri arasında büyük bir fark olabiliyor. Bu durumlarda karşılaştığım insanlara ket vurmuyorum ancak sınırımı mutlaka koyarım. Karakter çok önemli. Paranız olabilir ancak karakteri de aynı sağlıkta olduğu gibi para ile satın alamazsınız.

‘BEN SAMİMİYET VE İNSANİ DUYGULARLA İLGİLİ BİRİYİM’
İnsanların sizinle dost ya da arkadaş olabilmeleri için ne yapmaları gerekiyor?

M.Ç: Öncelikle ben dostluk ile arkadaşlık arasındaki farkın insanlar tarafından bilinmediğini düşünüyorum. Şimdilerde 2 günde tanışıp samimi olunan ilişkilere dostluk denilebiliyor. Böyle bir şey tabi ki mümkün değil. Çevremde bu anlamda elediğimiz çok insan oldu. Ben sadece samimiyet ve insani duygularla ilgili biriyim. Farklı fikir ve dünya anlayışında olsak bile bunun doğru bir üslupla dile getirilmesinden yanayım. Bu düşüncemi sadece dostluğa yönelik değil, çalışma arkadaşlarımda da ararım. Ofiste bile zaman zaman toplantı yapar ve insanların memnuniyet ya da memnuniyetsizliklerini duymak isterim. Yani ben olumlu ya da olumsuz her şeyin ifade edilmesi ve paylaşılması gerektiğine inanıyorum. Dostluk ve arkadaşlık ilişkilerinde aradığım bir özelliktir bu. Yüze söylemeyeceğim bir şeyi arkadan konuşmam. Kişinin arkasından bir yorumda bulunduysam mutlaka yüzüne de kendisi ile ilgili düşüncelerimi ifade edip dile getirdiğimi iletirim.

Umut Bey, siz hayatı güzel yaşamayı seviyorsunuz ve güzel de hobileriniz var. Puroya ise çok büyük bir tutkunuz var. Bu puro sevgisi ve tutkusu nereden geliyor?
U.Ç: Sigara kullanmıyorum, sadece alkol alıyorum. Özellikle viskiyi çok sevdiğim için puro ile iyi bir ikili olduğunu düşünüyor ve birbirine yakıştırıyorum. İlk kez 4 yıl önce denemiştim puroyu. Hoşuma gitmişti. Sonra bunu kültür edindim. Puroda da en iyisini tercih ederim. Her şeyin en iyisini tercih etmek benim hayat mottom. Puroların en iyilerini araştırıyorum ve en kalitelisini seçiyorum. Bu tutku şu an benim için bir hobi oldu.

‘TÜRKİYE AŞKINI HER ZAMAN ÇOCUKLARIMA DA AŞILIYORUM’
Umut Bey, çocuklarınız için gelecek planlamalarınız ve hedefleriniz nelerdir?
U.Ç: Oğlum Berkem’i gayrimenkul sektöründe uzmanlaştırmak istiyorum. Özellikle gayrimenkul hukuku alanında. Gerekli eğitimleri aldırıp en iyi şekilde geliştirerek şirketlerin başına getirmek istiyorum. Kendisi de bunu çok istiyor. Okul hayatlarında aldıkları eğitimleri bu yönde ilerletiyoruz. Kızımız Elif içinde mimarlık alanında uzmanlaşıp annesini takip etmesini istiyorum. O da bu alana çok ilgili. Gerekli eğitimleri en iyi şekilde almaları için çabalıyoruz. Avusturya’da yaşıyorlar ancak Türkiye aşkını her zaman çocuklarıma da aşılıyorum. Eğitimlerini Avusturya’da alıp orada iş yapmalarını istiyorum ama Türkiye’ye de adapte ederek burada da güzel çalışmalar yapacaklarına inanıyorum.

İnstagram:melec.umut
 

Melec Çakmak ve Umut Çakmak