Derin Aközbek Ve Merve Ak : London Assıst Health: “Sağlık Turizminde Daha Fazla Seçenek Değil, Daha Doğru Seçim”
Derin Aközbek Ve Merve Ak : London Assıst Health: “Sağlık Turizminde Daha Fazla Seçenek Değil, Daha Doğru Seçim”
Derin Aközbek Ve Merve Ak, London Assıst Health’in Dönüşümünü, Sağlık Turizminde Gördükleri Değişimi Klass’a Anlattı Sağlık turizminde artık asıl mesele seçenek bulmak değil; çok sayıdaki alternatif arasından doğru kararı verebilmek. İngiltere’de yaşayan bir kişi için Türkiye’de diş tedavisi veya saç ekimi hizmeti sunan çok sayıda sağlık kuruluşuna ulaşmak kolay. Ancak hangi seçeneğin kendi ihtiyaçlarına uygun olduğunu değerlendirmek, sunulan bilgileri doğru şekilde anlamlandırmak ve sürecin nasıl ilerleyeceğini bilmek çok daha zor. London Assist Health’in yeni dönemini şekillendiren Derin Aközbek ve Merve Ak da tam olarak bu noktadan hareket ediyorlar. Halihazırda faaliyet gösteren ve yıllar içinde kendi deneyimini ve birikimini oluşturmuş bir yapının içine dahil olan ikili, bugün bu birikimi korurken markayı değişen müşteri beklentilerine göre daha sistematik, daha seçici ve daha ölçeklenebilir bir yapıya taşımaya çalışıyor. Onlara göre sağlık turizminde güven yalnızca doğru sağlık kuruluşunu bulmakla değil; doğru bilginin doğru zamanda aktarılması, sürecin şeffaf biçimde yönetilmesi ve müşterinin ihtiyaç duyduğu her anda karşısında ulaşabileceği net ve güvenilir bir yapı bulmasıyla oluşuyor. “Biz müşterinin önüne mümkün olduğunca fazla seçenek koymaya çalışmıyoruz; doğru seçimi yapmasını kolaylaştırmaya çalışıyoruz” diyen Derin Aközbek ve Merve Ak ile London Assist Health’in dönüşümünü, sağlık turizminde gördükleri değişimi Klass okurları için konuştuk.
Derin Aközbek: University of the Arts London’da Medya ve İletişim eğitimi aldım. Ardından University College London’da Medya ve Pazarlama alanında yüksek lisansımı tamamladım. Yaklaşık dört yıldır Londra’da yaşıyorum. Eğitim hayatım boyunca ve sonrasında Londra’nın çok kültürlü yapısını, burada yaşayan insanların farklı ihtiyaçlarını, beklentilerini ve tüketici davranışlarını yakından gözlemleme fırsatım oldu. Bugün London Assist Health’te bu birikimimi sağlık turizmi alanında markanın iletişiminden müşteri deneyimine kadar uzanan farklı aşamalarına yansıtıyorum.
Merve Ak: Sabancı Üniversitesi’nde Yönetim Bilimleri eğitimi aldım. Ardından kariyerime sağlık sektöründe başladım ve GE HealthCare’de pazarlama alanında çalıştım. Daha sonra Londra’ya taşınarak Brunel University London’da İş Zekâsı ve Djtal Pazarlama yüksek lisansımı tamamladım. Sağlık sektöründeki deneyimimle veri, dijital strateji ve müşteri davranışı alanındaki eğitimimin birleşmesi, sağlık hizmetlerine yalnızca tedavi açısından değil, insanların bu hizmeti nasıl araştırdığına, nasıl karar verdiğine ve süreci nasıl deneyimlediğine de daha yakından bakmamı sağladı. Bugün London Assist Health’te bu birikimimi sağlık turizmi sürecinin farklı aşamalarına ve müşteri deneyiminin bütününe yansıtıyorum. Yollarımız Orhan Gürbüzer vesilesiyle ve London Assist Health çatısı altında kesişti. London Assist Health zaten aktif olarak faaliyet gösteren, yıllar içinde kendi işleyişini ve bağlantılarını oluşturmuş bir yapıydı. Biz sisteme dahil olduktan sonra süreci içeriden tanıma, müşteri ihtiyaçlarını yakından görme ve sağlık turizmi yolculuğunun farklı aşamalarında deneyim kazanma fırsatı bulduk.
D. A.: Orhan Gürbüzer’ de bu süreç boyunca hem tecrübesiyle hem de doğru profesyonellerle kurduğumuz bağlantılarda önemli bir rol oynadı. Onun yıllar içinde kurduğu bağlantılar ve deneyim, bizim de mevcut yapıyı daha yakından tanımamıza ve sektörü farklı yönleriyle keşfetmemize katkı sağladı. Bizim hikâyemiz sıfırdan yeni bir yapı kurmaktan çok, yıllar içinde oluşmuş bir sistemi yeni nesil müşteri beklentileri ve değişen sağlık turizmi anlayışı doğrultusunda yeniden yorumlamak üzerine kurulu. Yıllar içinde oluşan sektör deneyimini korurken, bu yapıyı yeni nesil müşteri beklentileri, dijital sistemler, veri ve daha güçlü bir müşteri deneyimi anlayışıyla geliştirmek istiyoruz. Yılların tecrübesini, yeni nesil müşteri beklentileriyle yeniden yorumluyoruz.
“SAĞLIK TURİZMİNDE ASIL PROBLEM SEÇENEK EKSİKLİĞİ DEĞİL, DOĞRU SEÇİMİ YAPABİLMEK”
Peki mevcut yapıda sizi en çok geliştirme ihtiyacı olduğunu düşündüren neydi?
M. A.: Sistemin içinde çalışırken sektörün çok hızlı değiştiğini gördük. İnsanların beklentileri artık yalnızca fiyat ve tedavi seçenekleri üzerinden şekillenmiyor. Daha fazla şeffaflık, daha hızlı iletişim, daha güçlü bir dijital deneyim ve sürecin tamamını anlayabilecekleri daha düzenli bir yapı bekliyorlar. Bugün İngiltere’de yaşayan bir kişinin Türkiye’de diş tedavisi veya saç ekimi seçeneği bulması zor değil. İnternette zaten çok fazla klinik, fiyat ve içerik var. Asıl problem, tam tersine, bilgi fazlalığı. Çok fazla seçenek olması her zaman daha iyi karar vermeyi kolaylaştırmıyor. Hangi seçeneğin gerçekten uygun olduğu, fiyatların neden değiştiği, tedavinin kapsamının ne olduğu, kimlerin sürecin hangi aşamasından sorumlu olduğu gibi konular bazen yeterince net olmayabiliyor. Müşterinin önüne daha fazla seçenek koymak yerine, doğru seçenekleri daha anlaşılır hâle getiren bir sistem kurmak istiyoruz. Sağlık turizminde asıl problem seçenek eksikliği değil, doğru seçimi yapabilmek.
“BİZ TEDAVİYİ DEĞİL, SAĞLIK YOLCULUĞUNUN TAMAMINI TASARLIYORUZ”
London Assist Health müşteriye
tam olarak ne sunuyor?
D. A.: Bizim için hizmet yalnızca bir müşteriyi bir sağlık kuruluşuyla buluşturmak değil. Süreç ilk görüşmeyle başlıyor. Öncelikle kişinin beklentisini, ihtiyacını ve hangi konularda soru işaretleri olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Ardından uygun seçeneklerin değerlendirilmesi, sağlık kuruluşlarıyla iletişim, sürece ilişkin bilgilerin aktarılması ve gerekli organizasyonun daha düzenli ilerlemesi konusunda destek sağlıyoruz. Bizim yaklaşımımız “ne kadar çok seçenek, o kadar iyi” değil. Tam tersine, premium bir hizmetin değerinin çoğu zaman doğru bilgiyi filtrelemekten, karmaşık bir süreci sadeleştirmekten ve kişinin daha bilinçli karar verebilmesini sağlamaktan geldiğine inanıyoruz. Bu nedenle London Assist Health’i yalnızca aracılık yapan bir yapı olarak değil, sağlık yolculuğunu uçtan uca koordine eden bir sistem olarak görüyoruz. Özellikle başka bir ülkede sağlık hizmeti alan kişiler için en önemli konulardan birinin, tedaviden sonra da ulaşabilecekleri güvenilir bir muhatap olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle hizmet modelimizi güven, şeffaflık ve süreklilik üzerine kurmaya çalışıyoruz. Biz tedaviyi değil, sağlık yolculuğunun tamamını tasarlıyoruz.
Peki sizi benzer yapılardan
gerçekten ayıran şey nedir?
D. A.: Bence en önemli farkımız, müşterinin bulunduğu pazarda gerçekten var olmamız. Biz müşteriye Türkiye’den ulaşmaya çalışan bir yapı değiliz. Müşterinin yaşadığı pazarda, onun perspektifinden hareket ediyoruz. Londra’da yaşamamız yalnızca coğrafi bir avantaj değil. Müşterilerimizle aynı şehirde, aynı günlük hayatın içindeyiz. Buradaki insanların hangi soruları sorduğunu, neye temkinli yaklaştığını, neyin güven verdiğini ve karar verirken hangi bilgilere ihtiyaç duyduğunu yakından görüyoruz. Bu nedenle sistemi yalnızca tedavinin gerçekleştiği ülkeden müşteriye doğru değil, müşterinin yaşadığı pazardan başlayarak tasarlıyoruz. İkinci farkımız ise kürasyon. Biz müşterinin önüne mümkün olduğunca çok sağlık kuruluşu koymak istemiyoruz. Amacımız, doğru standartlara sahip partnerlerle daha kontrollü ve daha net bir süreç oluşturmak. Çünkü sağlık turizminde güven, “bize güvenin” demekle oluşmuyor. Kiminle çalıştığınızın, bilgiyi nasıl aktardığınızın, sürecin nasıl yönetildiğinin ve bir sorun olduğunda sorumluluğun kimde olduğunun net olmasıyla oluşuyor.
Hedef kitleniz kimlerden oluşuyor?
M. A.: İlk aşamada odağımız İngiltere ve özellikle Londra. Ancak Londra’nın çok kültürlü yapısı nedeniyle hedef kitlemizi yalnızca İngiliz müşterilerle sınırlı görmüyoruz. Şehir, dünyanın çok farklı bölgelerinden gelen insanların bir arada yaşadığı son derece uluslararası bir pazar. Bu bizim açımızdan önemli bir avantaj. Çünkü London Assist Health’in daha ilk günden tek bir milliyete göre değil, farklı kültürlerden insanların ihtiyaçlarını anlayabilecek şekilde gelişmesini sağlıyor. Kısa vadede İngiltere pazarında güçlü bir temel oluşturmak istiyoruz. Orta ve uzun vadede ise bu modeli farklı Avrupa pazarlarına taşıyabilecek, ölçeklenebilir ve uluslararası bir marka yapısı kurmayı hedefliyoruz.
Sağlık turizminde özellikle Türkiye’yi
tercih etmenizin nedeni nedir?
M. A.: Türkiye, özellikle diş tedavileri ve saç ekimi alanında uluslararası hastaların yoğun ilgi gösterdiği önemli pazarlardan biri. Ancak bizim için Türkiye’yi değerli kılan yalnızca fiyat avantajı değil. Güçlü bir sağlık altyapısı, deneyimli profesyoneller ve uluslararası hastalarla çalışma tecrübesi var. Bizim gördüğümüz fırsat ise Türkiye’deki bu kapasiteyle İngiltere tarafındaki müşteri deneyimi arasında daha güçlü bir bağlantı kurmak. Çünkü hasta aslında yalnızca “Hangi tedaviyi yaptıracağım?” diye düşünmüyor. “Kimle iletişim kuracağım?” “Süreç nasıl ilerleyecek?” “Kime güvenebilirim?” “Bir sorun yaşarsam kimi arayacağım?” gibi çok daha geniş bir karar süreci var. Bizim rolümüz tam olarak burada başlıyor.
Sağlık turizminde önümüzdeki
birkaç yılda ne değişecek?
M. A.: Bize göre sektör giderek yalnızca fiyat üzerinden rekabet edilen bir yapıdan çıkacak. Müşteriler artık sadece “Bu işlem ne kadar?” diye sormuyor. Hangi sağlık kuruluşuyla çalışıldığını, süreçte kimin sorumlu olduğunu, tedavi öncesi ve sonrası iletişimin nasıl yönetildiğini ve gerektiğinde kime ulaşabileceklerini de sorguluyor. Bu nedenle sağlık turizminde bir sonraki rekabet alanının müşteri deneyimi, şeffaflık ve operasyonel kalite olacağını düşünüyoruz. Teknoloji ve veri kullanımı da burada giderek daha önemli hâle gelecek. Daha iyi takip edilen müşteri yolculukları, daha kişisel iletişim ve daha düzenli operasyonlar sektörün standardını yukarı taşıyacak. Biz London Assist Health’i geliştirirken sadece bugünkü pazara değil, sektörün önümüzdeki birkaç yıl içinde nereye gideceğine de bakmaya çalışıyoruz.
Son olarak, London Assist Health için
nasıl bir gelecek hayal ediyorsunuz?
D. A.: İlk önceliğimiz diş ve saç alanlarında mevcut yapıyı daha da güçlendirmek ve İngiltere’de güvenilir, ulaşılabilir ve iyi yapılandırılmış bir marka olarak büyümek. Ancak uzun vadeli hedefimiz bundan daha büyük. London Assist Health’i yalnızca Türkiye’ye hasta yönlendiren bir şirket olarak görmüyoruz. Amacımız, sağlık turizminde müşteri deneyiminin nasıl tasarlanması gerektiğine dair kendi standardını oluşturabilen uluslararası bir marka hâline gelmek. Bizim için gerçek büyüme; ölçek büyürken iletişim kalitesini, şeffaflığı ve müşteriyle kurulan ilişkiyi koruyabilmek. Aynı zamanda mevcut sistemi teknoloji, veri ve güçlü iş ortaklıklarıyla daha da geliştirerek zaman içinde farklı Avrupa pazarlarına açılmak istiyoruz. Bizim için başarılı bir işlem, ilişkinin bittiği nokta değil; uzun vadeli güvenin başladığı nokta olmalı. Hedefimiz sadece büyümek değil, sağlık turizminde kendi sta