Aylince : “Dört Gözle Türkiye’de Sahne Almayı Bekliyorum”

Aylince : “Dört Gözle Türkiye’de Sahne Almayı Bekliyorum” Aylince : “Dört Gözle Türkiye’de Sahne Almayı Bekliyorum”

Başarılı Şarkıcı Aylince, Çıkış Yapan Cover Parçalarını Ve Serdar Ortaç İle Birlikte Gerçekleştirdiği Çalışmaları Klass’a Anlattı Uzun yıllar boyunca Avrupa ülkelerinde sahne alan ünlü şarkıcı Aylince, müzik kariyerinde yeni bir sayfa açıyor. Müzik piyasasında yeni bir çıkış yapmayı hedefleyen sanatçı, Serdar Ortaç ile yaptığı düet parçaların yanı sıra kendi şarkıları ve güçlü sahnesiyle Türk müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 9. Uluslararası Marka ve Vizyon Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Yükselen Kadın Sanatçısı” ödülüne layık görülen Aylince, yıllar içinde edindiği deneyim ve hayallerinden vazgeçmeyen kararlı duruşuyla yeni bir başlangıca imza atıyor. Bu zamana kadar Almanya, Avusturya, Hollanda ve Belçika’da sayısız konser veren Aylince, Türkiye’de yeniden sahne almayı büyük bir heyecanla bekliyor. Ünlü sanatçıyla büyük bir tutkuyla sürdürdüğü müzik yolculuğunu, yeni projelerini ve gelecek hedeflerini Fairmont Quasar İstanbul’un muhteşem atmosferinde Klass okurları için konuştuk.  


Aylin Hanım, Aylince’yi bize nasıl anlatırsınız?
Aylince, şarkı söylemeyi seven, aynı zamanda mesleği şarkıcılık olan, şarkı sözleri yazan, kendi şarkılarını besteleyen, küçük öyküler ve masallar yazan ve bunları bir kitapta birleştiren biri. Yakında kitabımı da büyük bir zevkle sunacağım. Doğanın içinde var olan her şeyle çok ilgilenen, insandan çok hayvanları seven ve sadece sevmekle kalmayıp sokaktan kurtarılan hayvanlara düzenli bağış yapan biriyim. Çünkü sevmek aynı zamanda koruyup kollamak demektir. İyi olmaya çalışan, özellikle iyi olmaya gayret eden, kalp kırmayı sevmeyen ve çok düşünerek hareket eden bir insanım. Kendimi böyle tarif edebilirim.

‘BENİM HEDEFİM HEP KONSERVATUVARDI’
Müzik sektörüne girişiniz nasıl oldu? Bugüne kadar daha çok nerelerde sahne aldınız? Biraz da bundan bahsedebilir misiniz?
Ben sahneye, daha doğrusu şarkı söylemeye okul korolarında başladım. İlk, orta ve lise eğitimimi Türkiye’de tamamladım. Adanalıyım. Yüksek tahsilimi yapmak için ailemin yanına, Almanya’ya gittim. Ancak dış ticaret okurken sadece ön lisans diplomamı aldım. Eğitimime devam etmedim çünkü benim hedefim hep konservatuvardı. Önce düğünlerde, sonra restoranlarda sahneye çıkmaya başladım. Toplam 27 yıl boyunca Almanya’da, Hollanda’da, Belçika’da ve Almanya’nın komşu ülkelerinde sürekli, istisnasız ve aralıksız sahne aldım. Haftada üç gün sahne alıyordum, düğünler de hiç bitmedi. Avrupa’daki Türklerin düğünleri çok meşhurdur ve restoran programlarımız da çok eğlenceli geçer. Yani müzik kariyerim oldukça tempolu geçti.

“OCAK AYINDA ADANA İÇİN YAZDIĞIM ÖZEL BİR ŞARKIYLA KENDİ ŞARKILARIMA BAŞLAYACAĞIM”
Aylin Hanım, bir yandan sahneye çıkarken bir yandan da şarkı sözü ve kitap yazıyorsunuz? Bu, büyük bir yetenek aslında. Peki, yazdığınız sözleri besteliyor musunuz? Bunları kendi şarkılarınızda kullandınız mı?
2006 ve 2008 yıllarında Türkiye’de birer albüm çıkardım. Bu albümlerin her birinde 12-13 şarkı vardı. En az yedi-sekiz şarkının sözü ve müziği bana aitti. Şimdi tekrar kendi şarkılarımla başlamamamın sebebi, o zamanlar kendi şarkılarımla istediğim noktaya gelememiş olmam. Bu kez coverlarla çıkıp ilgi çekmek, ardından yine kendi şarkılarıma dönmek istiyorum. Şimdi yeniden coverlarla çıkış yaptık. Serdar Ortaç’ın şarkılarını aldık. Bir cover ve beş yeni şarkı. Önümüzde ocak ayında Adana için yazdığım özel bir şarkıyla kendi şarkılarıma başlayacağım.

Bugüne dek ne kadar şarkıya imza attınız?
Evde bir defterim var. İnanın, içinde yüzlerce şarkı var. Ama bunların yaklaşık 20-22 tanesini hayata geçirdim ve şarkı olarak kaydettim. Demolarım da var. İçlerinden seçeceğim daha çok şarkı var. Onların hepsi benim bebeğim. Seçerken kıyamıyorum. Hangisine öncelik versem diye düşünüyorum.

Peki, Serdar Ortaç’ı neden tercih ettiniz? Onun farkı neydi sizin gözünüzde?
Aslında planım ondan altı şarkı almak değildi. Kendisinden önce bir cover aldım ve ardından daha önce hiç okunmamış, kimseye verilmemiş şarkıları olup olmadığını sordum. O da bana, “İstemediğin kadar var” dedi. Sonra bana şarkı göndermeye başladı. Her dinlediğimde, “Başka var mı?” diye sordum. Böylece beş tane yeni şarkısını birden almış oldum.
Neden Serdar Ortaç sorusuna da şöyle cevap verebilirim: Öncelikle çok sevdiğim bir solist. Türkiye’nin pop starı. Bu inkâr edilemez bir şey. Bugün hangi mekâna giderseniz gidin, 90’ların müzikleri çalındığında her yerde Serdar’ı duyarsınız. Müzik camiasında şöyle bir şey var: Kendinizi bir şarkıyla kanıtladıysanız devamı çorap söküğü gibi geliyor. Ama önce o şarkıyı bulmanız lazım. Size ait olan şarkıyı... Ben çıkış yaparken bu riski almak istemedim. Serdar Ortaç’ın bilinmeyen şarkıları bile çıktığında, “Bu büyük ihtimalle Serdar’ın şarkısı” diyebiliyorsunuz.


Peki, şu anda cover olarak hangi şarkıyla çıkış yapıyorsunuz?
Serdar Ortaç’tan aldığım coverın klibi çekildi ancak henüz yayınlanmadı; bekleme sürecindeyiz. İlk yeni şarkımızda da birlikte düet yaptık. Şarkının adı “Romantik Aşk”. Altı haftadır radyolarda listelerdeyiz. Bugün hâlâ 25. sıradayız ve bu benim için büyük bir başarı. Ekim ayında Serdar Ortaç imzalı “Yine Boş” adlı şarkımı müzikseverlerle buluşturdum. Beykoz Kundura’da 60 kişilik bir ekiple gerçekleştirdiğimiz klip çekimleri 12 saat sürdü. Klipte bana Roy adlı şampiyon köpek de eşlik etti. Hatta ikinci düetimizi de kliplendirdik ama beklemeye aldık. Gününü bekliyoruz. “Serdar’la şarkı yapacaksam içimde muhakkak bir düet yapma isteği olmalı” dedim. Onunla slow bir şarkıda düet yapmak isterken ilk gelişme “Romantik Aşk”ta oldu. Hareketli bir şarkıda düet yaptık. Romantik bir şarkıda düet yapmak içimde kalacaktı. “Bir de romantik şarkıda düet yapalım” dedik. Onu da yaptık. Kış aylarına saklıyoruz.

Aylin Hanım, bugüne kadar ağırlıklı olarak Hollanda, Belçika ve Almanya’da sahne aldınız. Peki, bu kez neden Türkiye’yi tercih ettiniz?
Ben 2006 ve 2008 yıllarında ilk albümlerimi yaparken zaten gözüm Türkiye’deki müzik piyasasındaydı. Belki Türkiye’den zamanında gittiğim için geri dönmek istedim ve kendi ülkemde bir isim yapmak istedim. Hatta Aylince ismini kendime 2002-2003 yıllarında vermiştim. Şarkıları çıkacak, herkes tarafından bilinecek, kitapları çıkacak, belki bir filme senaryo olacak, belki kendisi de oyunculuk yapacak bir Aylince’yi zihnimde bir marka olarak oluşturmuştum. Ama tabii ki evdeki hesap çarşıya uymadı. Bazı sebeplerden dolayı o “no name” ismini kıramadım ve Avrupa’ya dönmeye karar verdim. “Yetinmeyi bilmem gerekiyor” diye düşündüm. Bir nevi hayallerimden vazgeçtim. Ama o aşk içimizde hiç bitmiyor. Ve dedim ki ben hâlâ sahne alıyorsam Türkiye’de de bir şansım olabilir. “Hadi Aylin, bir daha dene” dedim.

‘SAHNE ENERJİSİ KONUSUNDA KENDİME GÜVENİYORUM’
Peki, şu anda repertuvarınızda tahminen kaç şarkı var? Sahne enerjisi konusunda kendinize güveniyor musunuz?
Repertuarımda, sözlerini şaşırmadan okuyabileceğim toplamda yüze yakın şarkı vardır. Avrupa’daki sahneler çok daha uzun sürüyor. Buradaki solistler bu anlamda çok şanslı. Bir buçuk saatte programlarını bitiriyorlar. Ben, Avrupa’da en az dört saat sahne alıyordum. O dört saat öncesinde de muhakkak gittiğim bir düğün ya da restoran programım olmuştur. Bu yüzden sahne enerjisi konusunda kendime çok güveniyorum. Ve dört gözle Türkiye’de sahne almayı bekliyorum.

Türkiye’de daha çok nerelerde sahne almak istersiniz?
Cahide Palazzo, Günay Restaurant ve Jolly Joker’de sahne almak isterim. Zaten bunlar olursa Aylince olmuş demektir. Türkiye dışında Kıbrıs sahne almak da hayallerimin arasında. Çok iddialı konuşmalardan hoşlanmıyorum. Hayatım boyunca hep bundan kaçındım. Ama şunu biliyorum, ben Türkiye’de sahne aldığım zaman devamı gelecek. Çünkü çok beğenecekler.

Son olarak müzikseverlere buradan iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
İnsanlara bir tavsiyem var: Hayallerinden vazgeçmesinler. Bazı şeyler için kendilerini geç kalmış görmesinler. Ne olursa olsun yeniden ve yeniden denesinler. Benim için önemli olan insanların konumları değil, karakterleridir. İyiliği, vicdanı ve merhameti seviyorum. Bunun dışında, konumu ne olursa olsun kibirli, kötü yürekli ya da kötü enerji aldığım insanlardan uzak duruyorum. Benim için ne olduğun, kim olduğun hiç önemli değil. Ben hayallerimden vazgeçmedim. 27 yıl sonra, hayallerimi devam ettirebilmek için Türkiye’ye geldim. Ve gerçekten ülkem benim için çok önemli. Ben ülkemi çok seviyorum. Ben aynı zamanda bir anneyim. 24 yaşında delikanlı bir evladım var. Ona diplomasından önce karakterinin sağlam olması gerektiğini öğrettim. Ne kadar iyi evlatlar yetiştirirsek ileriye yönelik umutlarımız da o kadar iyi olur.