Arafat Bingöl : Yatırımları Ve Vizyonu İle Türkiye’ye Değer Katıyor

Arafat Bingöl :  Yatırımları Ve Vizyonu İle Türkiye’ye Değer Katıyor Arafat Bingöl : Yatırımları Ve Vizyonu İle Türkiye’ye Değer Katıyor

Girişimci ruhu, yatırım vizyonu ve farklı sektörlerde hayata geçirdiği projelerle iş dünyasında uzun yıllardır faaliyet gösteren Arafat Bingöl; üretim, istihdam ve yerli sermayenin güçlenmesini iş hayatının temel öncelikleri arasında görüyor.  

Kariyerine hizmet sektöründe adım atan Arafat Bingöl, yıllar içerisinde faaliyet alanlarını genişleterek entegre tesis yönetimi hizmetleri, catering, turizm, teknik hizmetler, teknoloji, lojistik, organizasyon ve farklı yatırım alanlarında çalışmalarını sürdürdü. Bugün ise iş hayatındaki tecrübesini yeni yatırımlar, modern projeler ve farklı sektörlerde oluşturulacak iş birlikleriyle geleceğe taşımayı hedefliyor. Bingöl için yatırımın en önemli karşılığı yalnızca ticari büyüme değil; ülkeye katma değer sağlamak, yeni istihdam alanları oluşturmak ve kazanılan değeri yeniden Türkiye’ye kazandırmak.

“YERLİ VE MİLLİ DURUŞ BİZİM İÇİN BİR SORUMLULUKTUR”
Türkiye’nin geleceğinde güçlü yerli firmaların önemli bir yere sahip olduğuna inanan Arafat Bingöl, özellikle stratejik sektörlerde ülkenin kendi markalarını, girişimcilerini ve şirketlerini büyütmesinin önemine dikkat çekiyor. Bingöl bu yaklaşımını şöyle ifade ediyor. “Ben yerli ve milli duruşu sadece bir söylem olarak görmüyorum. Ülkemize yatırım yapmak, insanımıza istihdam sağlamak, gençlerimize fırsat oluşturmak ve kendi firmalarımızı güçlendirmek bizim için milli bir sorumluluktur. Türkiye’nin sanayiden teknolojiye, enerjiden gıdaya, turizmden hizmet sektörüne kadar her alanda güçlü yerli firmalara sahip olması gerektiğine inanıyorum.”
Türkiye’nin son yıllarda yerli üretimi, teknolojik kapasiteyi, yatırımı ve girişimciliği geliştirmeye yönelik ortaya koyduğu politikaların iş dünyası açısından önemli olduğuna dikkat çeken Bingöl, özel sektörün de bu hedeflere yatırım ve istihdamla katkı sağlaması gerektiğini düşünüyor. Türkiye’nin resmi 2030 stratejisinde de kritik alanlarda yerli üretimin artırılması, KOBİ’lerin ölçek büyütmesi ve teknolojik bağımsızlığın güçlendirilmesi hedefleniyor. “Ülkemizin kendi imkânlarına güvenmesini, yerli üreticisini ve yatırımcısını desteklemesini çok kıymetli buluyorum. Devletimizin ortaya koyduğu yatırım, üretim, istihdam ve teknolojik gelişme hedeflerinin yanında iş dünyasına da önemli sorumluluklar düşüyor. Bizler daha fazla yatırım yapmak, daha fazla insanımıza iş imkânı oluşturmak ve Türk firmalarını uluslararası alanda daha güçlü hale getirmek zorundayız.” diyen Bingöl’e göre yerli ve milli anlayış, dünyaya kapanmak değil; tam aksine Türkiye’de doğan markaların dünya ile rekabet edebilmesi ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olması anlamına gelirken “Biz kendi ülkemizde güçlü olurken dünyaya da açılmalıyız. Türk firmaları sadece Türkiye’de değil, dünyanın farklı coğrafyalarında kalitesiyle, güvenilirliğiyle ve hizmet anlayışıyla söz sahibi olmalı. Türk bayrağını ve ülkemizin iş yapma kabiliyetini uluslararası arenada gururla temsil eden daha fazla firmamızın olması en büyük temennilerimden biridir.” diyerek de hedefini açıklıyor.

GENÇLERİN YOLUNU AYDINLATMAYA DEVAM EDİYOR
İş hayatının yanında sosyal sorumluluk çalışmalarına da önem veren Arafat Bingöl, özellikle gençlerin eğitimine, mesleki gelişimine ve iş hayatına kazandırılmasına yönelik desteklerin ülkenin geleceğine yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğuna inanıyor. Hayırseverliği ve gönüllülüğü yaşamında önemli bir değer olarak gören Bingöl; sosyal ve kültürel dayanışma çalışmalarına katkı sağlamayı, genç girişimcilerin önünü açmayı ve imkânlar ölçüsünde öğrencilere destek olmayı sürdürürken bu konudaki görüşünü “Bizden sonraki nesillere yalnızca şirketler ve yatırımlar değil, güçlü bir ülke bırakmak zorundayız. Bunun yolu da iyi yetişmiş, ülkesine ve değerlerine bağlı, üreten ve dünyayla rekabet edebilen gençlerden geçiyor. Gençlerimize güvenmek ve onların önünü açmak hepimizin sorumluluğudur.” diyerek açıklıyor. Arafat Bingöl, önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde yatırımlarını sürdürürken yerli sermayenin güçlenmesi, Türk firmalarının büyümesi, yeni istihdam alanlarının oluşturulması ve Türkiye’nin uluslararası alandaki ekonomik gücünün daha da artması için çalışmalarına devam etmeyi hedeflediğini belirtirken “Bu ülke bizim. Kazandığımızı yine bu topraklara yatırmak, insanımıza iş ve aş oluşturmak, yerli ve milli firmalarımızı büyütmek bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Güçlü Türkiye’nin yolu; üreten, yatırım yapan ve kendi değerlerine sahip çıkan güçlü bir iş dünyasından geçiyor.” sözleriyle de bu görüşünü açıklıyor.