Menopoz döneminde değişen vücut kompozisyonu, kadın sağlığı araştırmalarının önemli başlıklarından biri. Özellikle karın çevresinde yağlanma, kas kütlesindeki değişimler ve kemik sağlığı, bu dönemin yalnızca kilo kontrolü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.
Obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 temelli ilaçların yaygınlaşması ise menopoz dönemindeki kilo yönetimine ilişkin yeni soruları beraberinde getiriyor. Ancak bu ilaçların hormon tedavileriyle birlikte kullanımından kas kütlesinin korunmasına kadar pek çok konuda bilimsel verilerin doğru yorumlanması gerekiyor. Prof. Dr. Çiğdem Yayla Abide, menopoz döneminde sağlıklı yaş almanın yalnızca kilo vermekten ibaret olmadığını vurguluyor.
Menopoz döneminde kadınların vücut kompozisyonunda ne gibi değişiklikler yaşanıyor? Kilo artışının ötesinde hangi risklere dikkat edilmeli?
Menopoz ve perimenopoz döneminde kilo artışı ve yağın özellikle karın çevresinde birikmesi daha sık gündeme gelebilir. Ancak menopoz bu değişimlerin tek nedeni değildir. Yaş, beslenme, uyku ve fiziksel aktivite de vücut kompozisyonunu etkiler.
Bu nedenle hedefi yalnızca tartıdaki sayıya indirgememek gerekir. Bel çevresi ve yağ dağılımının yanı sıra kas gücünü, kemik sağlığını, hareket kapasitesini ve metabolik riskleri birlikte değerlendirmeliyiz.
Özellikle tansiyon, kan şekeri, kan yağları ve bel çevresi gibi kardiyometabolik göstergelerin düzenli izlenmesi önemli. Orta yaş dönemini, bu riskleri değerlendirmek ve sağlıklı yaş alma alışkanlıklarını güçlendirmek için önemli bir fırsat olarak görüyorum.
Son dönemde zayıflama iğneleri olarak bilinen GLP-1 ilaçları oldukça popüler. Menopoz dönemindeki kadınlar için bu tedaviler nasıl değerlendirilmeli?
Öncelikle menopozun tek başına GLP-1 tedavisine başlama nedeni olmadığını belirtmek gerekiyor. Obezite, tip 2 diyabet veya ilacın onaylı kullanım alanına giren başka bir metabolik durum varsa tedaviyi kişinin genel sağlık profiline göre değerlendirebiliriz.
Tirzepatid ile yapılan araştırmalarda kilo kaybı gözlenmesi, bu tedavinin menopoz dönemine özgü olduğunu göstermiyor. Benzer sonuçlar farklı üreme evrelerindeki kadınlarda da görülmüş durumda.
GLP-1 temelli ilaçların menopoz hormon tedavisiyle birlikte kullanılması mümkün. Ancak her iki tedavinin de ayrı bir gerekçesi olmalı. Hormon tedavisini, GLP-1 ilaçlarının kilo kaybı üzerindeki etkisini artırmak amacıyla başlatmıyoruz.
Tirzepatid kullanan menopoz sonrası kadınlarda hormon tedavisi alanların daha fazla kilo verdiğini bildiren küçük, geriye dönük bir çalışma bulunuyor. Ancak bu sonuç, iki tedavinin birlikte kullanımının daha fazla kilo kaybına neden olduğunu kanıtlamıyor. Daha güçlü, kontrollü araştırmalara ihtiyacımız var.
Birlikte kullanımda ilaçların uygulama yolları da önem taşıyor. Bu ilaçlar mide boşalmasını yavaşlatabildiği için ağızdan alınan hormonların, özellikle rahim iç tabakasını koruyan progestojenin emilimine ilişkin veriler henüz sınırlı. Britanya Menopoz Derneği de eşzamanlı kullanımda hormon tedavisinin gözden geçirilmesini öneriyor.
Menopoz döneminde kas kaybını önlemek ve kemik sağlığını korumak için kadınlara neler öneriyorsunuz?
İlk önceliklerimizden biri kas gücünü korumak olmalı. Haftada en az iki gün direnç egzersizi yapmak ve buna kişinin kapasitesine uygun aerobik aktivite eklemek kas, kemik ve kalp-damar sağlığını destekler.
Beslenmede yeterli protein alımı ve Akdeniz tipi beslenme düzeni önemli. Kilo vermek gerekiyorsa hızlı ve aşırı kısıtlayıcı diyetlerden kaçınmalıyız. Çünkü bu süreçte yağ kaybının yanında kas kaybı da yaşanabilir.
Kemik sağlığı açısından kırık öyküsü ve diğer risk faktörlerini değerlendiriyoruz. Kemik yoğunluğu ölçümü herkese aynı yaşta değil, kişinin klinik risk profiline göre planlanmalı. Kalsiyum ve D vitamini ihtiyacı da kişisel duruma göre ele alınmalı; eksiklik gösterilmeden gelişigüzel takviye kullanılmamalı.
Hormon tedavisinin uygun kadınlarda kemik kaybını önlediği ve tedavi süresince osteoporotik kırık riskini azalttığı gösterilmiştir. Ancak hormon tedavisi kas kaybını önlemek veya kas gücünü artırmak amacıyla kullanılmaz.
Hormon tedavisi söz konusu olduğunda tedaviye başlama zamanı ve uygulama şekli neden önemli?
Hormon tedavisinde öncelikle kadının yakınmalarını, yaşını, sağlık öyküsünü ve risklerini değerlendiriyoruz. Belirgin menopoz yakınmaları olan ve tedaviye engel bir durumu bulunmayan kadınlarda, özellikle 60 yaşından önce veya menopozun ilk 10 yılı içinde yarar-risk dengesi genellikle daha elverişli.
Hormonun uygulama yolu da kişiye göre belirleniyor. Örneğin pıhtılaşma riski yüksek olan bazı kadınlarda ciltten uygulanan östrojen daha uygun olabilir. Rahmi bulunan kadınlarda ise östrojen tedavisine, rahim iç tabakasını koruyacak uygun bir progestojen eklenmesi gerekir.
Burada önemli olan, hormon tedavisinin herkese aynı şekilde uygulanmaması. Tedavinin yarar ve risklerini kişiye göre değerlendiriyor, zaman içinde yeniden gözden geçiriyoruz.
Sağlıklı yaş alma yaklaşımının menopoz bakımında daha fazla önem kazanacağını düşünüyor musunuz? Türkiye’de bu alanda hangi gelişmelere ihtiyaç var?
Önümüzdeki birkaç yılda menopoz bakımının daha kişiye özgü ve bütüncül bir orta yaş sağlığı yaklaşımına dönüşeceğini düşünüyorum. Kadının yalnızca belirtilerini değil, kemik ve kalp-damar sağlığını, cinsel sağlığını ve uzun vadeli ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmeliyiz.
Yeni tedavi seçenekleri bu yaklaşımı güçlendirebilir. Ancak her yeni seçeneğin yeri bilimsel kanıt ve güvenlilik verileriyle belirlenmeli.
Türkiye’de menopoz tedavisinde kullanabildiğimiz hormon ilaçlarının ve farklı preparatların çeşitliliği henüz yeterli değil. Önümüzdeki yıllarda kadınların ihtiyaçlarına uygun daha fazla tedavi seçeneğinin ülkemizde erişilebilir olmasını ümit ediyorum.
Çünkü kişiye özel tedavi, yalnızca doğru kararı vermekle değil, o karara uygun seçeneklere ulaşabilmekle de mümkün.
Prof. Dr. Çiğdem Yayla Abide İle Menopoz Ve Kadın Sağlığı Üzerine: “Kilo Kaybı, Sağlıklı Yaş Almanın Tek Ölçütü Değil”
Prof. Dr. Çiğdem Yayla Abide İle Menopoz Ve Kadın Sağlığı Üzerine: “Kilo Kaybı, Sağlıklı Yaş Almanın Tek Ölçütü Değil”
Obezite tedavisindeki gelişmeler menopoz döneminde kilo yönetimine ilişkin beklentileri değiştirirken, bilimsel tartışma artık yalnızca ne kadar kilo verildiğiyle sınırlı değil. Kas kütlesinin korunması, kemik sağlığı ve metabolik risklerin değerlendirilmesi de bu dönemin önemli sağlık başlıkları arasında. Prof. Dr. Çiğdem Yayla Abide ile GLP-1 tedavilerinin menopozdaki yerini, hormon tedavisiyle ilişkisini ve orta yaşta kadın sağlığının önceliklerini ele aldık.