Tuğçe’nin Mütevazi Bir Yerde Mutlu Olabildiğini Görmek Beni Ona Daha Çok Bağladı

Tuğçe’nin Mütevazi Bir Yerde Mutlu Olabildiğini Görmek Beni Ona Daha Çok Bağladı Tuğçe’nin Mütevazi Bir Yerde Mutlu Olabildiğini Görmek Beni Ona Daha Çok Bağladı

Op. Dr. Caner Kaçmaz ve Eşi Tuğçe Kaçmaz sevgililer günü’nün kendileri için taşıdığı anlamı ve kızlarının dünyaya gelmesiyle hayatlarının nasıl değiştiğini Klass’a anlattı...

Ünlü Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Caner Kaçmaz ve Klinik Genel Koordinatörü eşi Tuğçe Kaçmaz ile mutlu bir hayat arkadaşlığının yanı sıra keyifli bir iş arkadaşlığı sürdürüyor. Karşılıklı anlayış ve hoşgörünün hâkim olduğu evliliklerinin 9’uncu yılında ikinci bebeklerini bekleyen çift aile ve iş hayatının bütün zorluklarına rağmen neşesini ve enerjisini bir an olsun kaybetmiyor. Op. Dr. Caner Kaçmaz’ın bir Sevgililer Günü’nde ettiği sürpriz evlenme teklifiyle 14 Şubat’ı kendileri adına bir ömür boyu unutulmaz kılan çift buna rağmen Sevgililer Günü’nün kendileri için özel bir anlam ifade etmediğini, bugünde yaşadıkları duyguların hayatlarının tamamına yayıldığını ifade ediyor. Op. Dr. Caner Kaçmaz ve eşi Tuğçe Kaçmaz ile ilişkilerinin nasıl başladığını ve mutlu aşklarının sırrını Klass okurları için konuştuk.

 

Caner Bey, Tuğçe Hanım ile sürdürdüğünüz mutlu bir hayat arkadaşlığınız ve keyifli bir iş arkadaşlığınız var. Öncelikle aşkınız nasıl başladığını öğrenebilir miyiz?

CANER KAÇMAZ: Aşkımız Tuğçe’nin köpeği aracılığı ile başladı. Ortak bir tanıdığımız bir sohbet esnasında bana Tuğçe’nin köpeğinin bir fotoğrafını gösterdi ve nasıl bulduğumu sordu. Tuğçe’yi ilk olarak o fotoğrafta gördüm. Daha sonrasında 2011 yılında bir arkadaş ortamında tanıştık. 2 sene sevgili olduktan sonra 2013 senesinde evlendik. Tuğçe’ye 14 Şubat Sevgililer Günü’nde şık bir ortamda evlenme teklifi etmiştim. Bundan dolayı Sevgililer Günü’nün bizim için ayrı bir önemi vardır.

 

“HER HAFTA SONU MUTLAKA İSTANBUL’DAN UZAKLAŞIRIZ”

Birlikte neler yapmaktan hoşlanırsınız?

TUĞÇE KAÇMAZ: Aynı iş yerinde çalıştığımız için maalesef işimizi evimize taşıyoruz. Vaktimizin büyük bir kısmı beraber geçiyor. Çocuğumuz doğmadan önce bulduğumuz her fırsatta seyahat ederdik. Sosyal hayatımıza ve hobilerimize zaman ayırırdık. Son beş yılda bu vakti daha çok çocuğumuza ayırmak zorunda kalıyoruz. Doğaya çıkmayı çok seven bir çiftiz. Her hafta sonu mutlaka İstanbul’dan uzaklaşırız. Pandemi nedeniyle daha çok evde geçen zamanımızda birlikte dizi ve film izliyoruz.

 

Çocuğunuz dünyaya geldiğinde neler hissettiniz?

C.K: Çocuğumuz dünyaya geldiğinde babalığın nasıl bir duygu olduğunu ilk başta anlamamıştım. Kızımız altıncı ayını doldurduktan sonra biraz daha farkına varmaya başladım. İkinci çocuğumuzun gelişiyle bunu biraz daha iyi hissetmeye başlıyorum. Onunla ilgili hayaller kuruyorum. Ne iş yaparsanız yapın babalık dünyanın en zor mesleği. Çocuğunuzun sadece bugününü değil yarınını da düşünmek zorundasınız.

T.K: Annelik tarif edilemez bir duygu. Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren bu duygu sizin içinizde oluşmaya başlıyor. Çocuğunuz doğduğu anda yıllardır anneymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Her dakika onu düşünüyorsunuz. Okula başladığında onu özlediğinizi fark ediyorsunuz.