güvenlik kamera sistemleri güvenlik kamerası paket kamera güvenlik kamera seti
  • Dağıtım Listesi
  • Kapaklar
  • Abonelik Formu
  • Künye
  • İletişim

Burun Estetiği Olan Kişilerde Kendine Özgüven Artıyor

RÖPORTAJ
2.10.2017 00:00:00

Yrd. Doç. Dr. Ömer Faik Sağun, Ultrasonik yöntemle yapılan burun estetiği ameliyatı hakkında bilinmeyenleri Klass’a anlattı...

 

Türkiye’de 2009 yılından beri  ultrasonik (cusa) yöntemle burnu kırmadan burun estetiği  ameliyatları yapan Yrd.Doç.Dr. Ömer Faik Sağun, başarılı operasyonları sayesinde yuırtiçi ve yurtdışından birçok hasta tarafından talep görüyor. Öncelikle 3D ve 4D olarak hastalarına ameliyat sonrası kazanacakları görüntüyü sunarak uygulamasına başlayan Sağun, darbesiz ve kırmadan yaptığı estetik operasyonu sayesinde hastalarına ameliyat sonrasında büyük bir konfor sağlıyor. Daha öncesinde başarısız olunmuş operasyonların da ultrasonik yöntemle başarılı olarak düzeltilebileceğini söyleyen ve burun estetiğinin kişilere bir özgüven sağladığını belirten Yrd.Doç.Dr. Ömer Faik Sağun, ultrasonik burun estetiğinin avantajlarını ve bilinmeyen yönlerini Klass’a anlattı.

 

 

 

 

 

“Burun estetiği sonrası görüntü olarak bakıldığında eskiye göre çok büyük farklılık oluyor; kişinin bakışları değişiyor, yaş olarak 5-10 yaş daha genç gözükebiliyor.”

 

 

 

“Daha önce burun estetiği olmuş fakat başarısız olunmuş ameliyatlarda aynı yeri ikinci kez çekiçle kıramazsın. Farklı bir yerden vururken daha önce kaynayan kemikler darbeden dolayı hemen yerinden ayrılır. Ultrasonik yöntemde ise darbe olmadığı için istediği yerden kemiği tekrardan şekillendirebiliyorsun. Hatta daha önceden kaynayan yerin bile üzerinden geçebiliyorsun. Önceden başarısız olunmuş operasyonların düzeltilmesi için çok fazla talep alıyoruz.”

 

 

 

Ömer Bey, burun estetikleri ultrasonik yöntemler sayesinde daha konforlu bir hale geldi. Öncelikle burun estetiği uygulamasında hangi aşamalarla başlıyorsunuz?

 

Ben yaklaşık 24 yıldır burun estetiği konusunda çalışmalarımı sürdürüyorum. Burun estetiği konusunda ilk olarak gelen hastaların 3 boyutlu çekimlerini yapıyoruz. Bu Türkiye’de çok fazla yapılan bir olay değil. Bizim programımızın bir özelliği Fransa’dan gelen 3 boyutlu gözlükle izletiyor olmamız. Biz burada hastalarımıza ameliyat öncesi gerçek olarak 3 boyutlu görme imkanı sağlıyoruz. Buradaki amacımız da ameliyat sonrası görüntüsünü hastaya ameliyat öncesinde gösterebilmek. Ameliyat sonrası burunun nasıl şekle gireceğini tarama yaparak gösteriyoruz. Yüzünün, kaşlarının, gözlerinin kaç santim kaç milim olduğunu her şeyini ölçüyor. Program önden görüntüde aldığı orana göre burnun nasıl olacağını belirlemiş oluyor. Önden hasta için ideal oranları belirliyor. Yan profilde ise herkesin istediği farklı olabilir; hasta biraz daha kavis isteyebilir, biraz daha düz isteyebilir, ucunu biraz daha kalkık isteyebilir. Bunu hastayla beraber oturup ekrandan bakıp ona göre karar veriyoruz. Örneğin bazıları başka bir insanda gördükleri, beğendikleri burnun fotoğrafını bana gösteriyorlar ve kendilerine de onun yapılmasını istiyorlar. Her insanın yüzü, cildi farklı. Bu kişiye özel bir burun estetiği olmuyor. Kişiye özel burun estetiği kendi yüzüne hangi burun şeklinin nasıl yakıştığını kendi yüzünde görmesidir. Bunu da photoshopla değil 3 boyutlu tasarımla hatta 3 boyutlu gözlüklerle tam olarak 3 boyutlu hissederek ameliyat sonrasını görüyor. Belki beğenmemişse biraz daha ucunu kaldırayım diyor. Böylece ameliyat sonrası hayal kırıklıkları yaşamamış oluyor. Burada görünen görüntünün yüzde 99 aynısı oluyor.

 

 

 

“ESTETİK SADECE AMELİYATLA BİTMİYOR AMELİYAT SONRASI KORUMA DA ÇOK ÖNEMLİ”

 

Yani her şey milim milim ölçülüyor ve kişi nasıl bir burunla karşılaşacağını çok net görüyor…

 

Kesinlikle… Mesela ben hastanın istediği burun kalkıklığını onun beğendiği burna göre 2 milim daha kalkık yapıyorum. Çünkü konuşma sırasında burun hareket edecek. Ben ona düşme payı veriyorum. Düşme payıyla beraber tasarladığımızda burun tam oluyor. Ama ameliyat sonrası 1,5 ay boyunca hastadan gülerken dudaklarını tutmasını istiyoruz. Çünkü gülerken burun aşağıya doğru daha fazla çekiyor. Daha fazla zorlamasın diye bunu söylüyoruz. Estetik sadece ameliyatla bitmiyor ameliyat sonrası koruma da çok önemli. Ameliyat öncesi hastanın gülerken de fotoğrafını çekiyorum. Hasta güldüğü zaman burun çok fazla düşüyorsa ona göre ameliyat tekniğini uyguluyoruz. Dediğim gibi hasta 1,5 ay gülerken dudaklarını sıkarsa çok iyi olur. Sonrasında normal yaşamına devam eder. Yani istediği gibi gülebilir. Çünkü artık burun ucu hiçbir şekilde aşağıya doğru düşmez. İnsanlar bazen dururken burunları çok güzel gözüküyor ama gülme sırasında ucu hep aşağıya doğru düşüyor, kötü bir görüntü veriyor. Biz kişiyi ondan da kurtarmış oluyoruz.

 

 

 

“HASTANIN EKRANDAN GÖRDÜĞÜ GÖRÜNTÜNÜN 3 BOYUTLU MASKESİNİ YAPIYORUM”

 

Peki, hasta için her zaman 3 boyutlu görüntü tatmin edici oluyor mu?

 

Hasta daha canlısını istiyorsa, daha net görmek istiyorsa -ben ona 4 boyutlu diyorum- hastanın ekrandan gördüğü görüntünün 3 boyutlu maskesini yapıyorum. Diğerinde 3 boyutlu görüyordu bunda ise hissediyor, dokunuyor. Görmenin haricinde dokunarak hissederek o 3 boyutlu gördüğü kısmı karşısına geçerek, gerekirse yüzüne koyarak ve kendisi aynaya bakarak nasıl olup olmadığına karar vermiş oluyor. Hastanın ameliyat öncesinde olabildiğince tatmin olmasını istiyorum. Ama tabi yine de ameliyat sonrası koruması çok önemli. Saç ekimi olan kişinin hemen saçları gür çıkmıyorsa bu da öyle. Burun ameliyatından hemen sonra hastanın fotoğrafını çekiyoruz. Onun oturması minimum 1 yıl. Çünkü o bölgede biraz ödem oluyor. Görüntü olarak başkaları şiş olduğunu anlayamaz. Ama bizim için orası ödemlidir. Onun yavaş yavaş oturma süreci var. Özellikle 1,5 ay çok önemli. Darbe alırsa burun şekli bozulur. Gülerken tutmazsa şekli bozulur. Benim bir sloganım var; mükemmel burun diye bir şey yoktur, eskiye göre daha güzel bir burun vardır. Çünkü herkesin ideal konusu estetik. Birinin ektirdiği saç hoşuna giderken diğerinin hoşuna gitmeyebilir. Herkesin zevki farklı. Neden binlerce farklı modacı var, neden farklı binlerce mimari sanat var? Birinin hoşuna giden diğerinin hoşuna gitmiyor olabilir.

 

 

 

Peki, ameliyat sonrası hastalarınız nasıl bir görüntüye ve ruh haline sahip oluyor?

 

Görüntü olarak bakıldığında eskiye göre çok büyük farklılık oluyor; kişinin bakışları değişiyor, yaş olarak 5-10 yaş daha genç gözüküyor. Ameliyattan sonra, iki fotoğrafı yan yana koy ikisinin arasında yapılmış olan burun daha genç görünür. Ameliyattan sonraki 1 yıl sonra daha yaşlı olmasına rağmen ameliyattan önceki fotoğraflarına göre daha genç gözüküyor. İkinci konu yüzü daha çok yumuluyor, daha sevimli oluyor. Daha önce daha sert bakışlar, daha sert ifade var. Ameliyattan sonra hastaların özgüveni artıyor. Bakışlarda müthiş bir farklılık var. Bazı hastaların ameliyat öncesi ve sonrası burunlarını kapatıyorum sadece gözlerini karşılaştırıyorum. Burunları kapattığınızda bile iki göz arasında müthiş bir fark var. İfade ve bakış çok fazla değişiyor. Diğerinde çok daha donuk ve saf gibi bakarken yeni halinde daha kendinden emin, gözleri daha pırıl pırıl ve canlı bakıyor. Çünkü kişinin kendine karşı özgüveni artıyor. Burun estetiği olan kişilerde kendine özgüven artıyor Bu tip şeylerde kişide özgüven artışı oluyor. Genelde ameliyattan sonra da yine özellikle bayanlar için söylüyorum genelde hastalar 2 yıl içerisinde evleniyor.:) Çünkü etrafında daha farklı görünmeye başlıyor. Çünkü bakışlar ve ifade değişiyor.

 

 

 

Bu dönemde estetik ameliyatlar ciddi oranda arttı. Bunun sebebi nedir?

 

Bu oranların artmasının en büyük sebepleri Türkiye gerçekten bu anlamda cazip bir merkez. Türkiye’de yapılan ameliyatların sonuç ortalaması çok iyi. Diğer bir konu da bu estetik ameliyatlar dünyada da çok fazla arttı. Sebebi sosyal medyanın yaygınlaşması ve selfie çekimleri. Çünkü selfie çekimlerinde insanların burunları normalinden daha büyük ve kötü görünüyor. Bununla ilgili haber bile yapılmış. Eskiden insanlar fotoğraf çekilirdi albümüne koyardı. Ancak eş, dost, akraba geldiğinde o albüme bakarlardı. Şimdi 1 aylık fotoğrafımız bizim ömür boyu biriktirmiş olduğumuz albümümüzden daha fazla. Ve bunu herkes görüyor. Genelde insanlar selfie’yi yandan çekiyor. Hep yan profil gözüktüğü için burun yakından daha da büyük gözüküyor. Bu sefer hiç beğenmiyorlar. Genelde ameliyattan sonra yan profilden selfie sayısında artış var. Yani önceki sosyal medya hesaplarına bakıldığında hiç yan profilden resimleri yok. Ama ameliyattan sonra hepsinin profili yan profil. Bu çok ciddi manada etki ediyor.

 

 

 

“KIRMADAN AMELİYAT UYGULAMASINI TÜRKİYE’DE İLK KULLANANLARDAN BİRİSİYİM”

 

Peki, kırmadan burun estetiği ameliyat yapmanın avantajları neler?

 

Kırmadan ameliyat uygulamasını Türkiye’de ilk kullananlardan birisiyim. 2009 yılından beri burunlarda kırma yapmıyorum. Ben törpülemiyorum. Çoğu doktor törpülüyor. Yandaki kemikler çekiçle kırılır. Kapalı ameliyatta kırmadan yapma ihtimali yok. Fakat açık ameliyatlarda ve bizim ultrasonik ameliyatta burundaki kemik ve kıkırdağa alet değdiği an ses dalgasıyla kemiği ve kıkırdağı titreştiriyor ve kemik çözülüyor. Bu şekilde biz de onu aspiratörle çekmiş oluyoruz. Oradaki damarın üzerine dokunuyoruz çalışmıyor. Kemiğe dokunduğu zaman eriten şey cilde dokunduğun zaman çalışmıyor. Kemiklere herhangi bir darbe, çekiçle vurma olayı olmadığı için hastada ağrı olmuyor. Çünkü darbe almamış oluyor. İkincisi damarlara etki etmediği için şişme ve morarma minimum oluyor. Diğerleriyle kıyaslanmayacak kadar görünüyor. Diğerlerinde ameliyattan bir hafta sonra bile panda gözü gibi oluyor. Bir hafta sonra geldiğinde hasta yüzünde, gözlerinde hiçbir şişme olmuyor. Bazılarında cilt beyaz tenliyse hafif sarımtırak oluyor. Ama hasta 2 hafta sonra bantları çıktıktan sonra hiç kimse onun ameliyat olduğunu dahi anlamıyor. Bu yönden konforlu. Bizim için avantajı da biz böyle heykeltıraş gibi burnu kalemle çizer gibi nereyi nasıl çizersem kemik o şekilde ayrılıyor. Bazıları lazer gibidir. Bu lazer değil, ultrasonik bir ameliyat. Bizim kullandığımız ultrasonun özelliği de sadece kemiği değil kıkırdağı da eritiyor. İki kısmı da eritmiş oluyor. Eskiden ben de kırarak yapıyordum oradan biliyorum. Kırarak bir yere darbe uyguladığın zaman diğer taraf çatlıyor. Ama artık kırmadan yapıyorum.. Ultrasonik burun ameliyatı hasta için ve doktor için müthiş bir konfor. Doktor en küçük bir çıkıntı bile gördüğünde silgiyle siler gibi onu oraya dokundurduğu zaman silmiş oluyor. Hastanın sonuçları bu ameliyattan sonra daha iyi oluyor.

 

 

 

“ÖNCEDEN BAŞARISIZ OLUNMUŞ OPERASYONLARIN DÜZELTİLMESİ İÇİN ÇOK FAZLA TALEP ALIYORUZ”

 

Peki, neden diğer doktorlar da bunu kullanmıyor?

 

Birincisi maliyetli bir uygulama bu. Benim kullandığım cihaz 300 bin lira değerinde. Bu hızla yaygınlaşmaya başladıkça artık insanlar da yavaş yavaş bunun dışında yöntem yapacağını düşünmüyorum. Bazı insanlar da bilmedikleri için ve tecrübeleri olmadıkları için zor geliyor. Ama ben buna alıştım. Eskiden çekiçle vururduk başka bir yer çatlardı. Aslında hastanın orasında sorun yokken sen oraya problem yaratıyorsun. Darbeyle diğer taraf kırıldı bu sefer orayı düzeltmeye çalışıyorsun. Bir diğer önemli konu ise daha önce estetik olmuş fakat başarısız olunmuş ameliyatlarda aynı yeri ikinci kez çekiçle kıramazsın. Farklı bir yerden vururken daha önce kaynayan kemikler darbeden dolayı hemen yerinden ayrılır. Ultrasonik yöntemde ise darbe olmadığı için istediği yerden kemiği tekrardan şekillendirebiliyorsun. Hatta daha önceden kaynayan yerin bile üzerinden geçebiliyorsun. Önceden başarısız olunmuş operasyonların düzeltilmesi için çok fazla talep alıyoruz. Çünkü çoğu doktorlar bu ameliyatı yapamayız bu ameliyat zor diyorlar. Çünkü kırarak yapmak gerçekten zor fakat bizim yöntemimiz yanlış olmuş operasyonlar için çok avantajlı.

 

  • Meos Balık
  • Work Ajans