Bir önceki yazımızdaki sorumuzu hatırlayalım;
İnsan içindeki kalın öfke bulutlarını dağıtıp, güneşten gelen yaşam enerjisine yeniden nasıl açılabilir ve bunun için ilk adımı nasıl atmalıdır.
Sizlerden gelen mesajlardan, derin bir karamsarlık ve öfke içinde olduğunuzu görüyorum.Böyle gelmiş böyle gider yapacak bir şey kalmadı modundasınız.
Böyle gitmez sevgili okur!
Sen pes etmezsen, ümitsizliğe açtığın pencereni kapatıp, yüzünü güneşe dönersen gitmez!
Kendinle barışıp biriken öfkeni dağıtma çabasına girersen gitmez!
FARKINDALIK VE DURUMU KABUL ETMEK.
Önce içinde yaşadığın gerçeği kabullenmelisin.
İnsanı özgürleştiren o büyük dönüşüm tam olarak bu ilk adımda saklı.
Çoğu zaman öfkeyi ve kini bastırmaya çalışırız, sanki hiç yokmuş gibi davranırız.
Bastırılan her duygu içeride daha da büyür.
İlk adım dışarıyı suçlamayı bir anlığına bırakıp içeriye bakarak kendimize karşı dürüst olmaktır.
Öfkemizi kabartan hayatın getirdiği sorunlar, içerde ve dışarda yaşanan olaylar olduğu gibi, kişiye özel de olabilir.
Kendimize maskesiz bir şekilde; evet, şu an içimde çok büyük bir öfke ve kızgınlık var.
Canım acıyor ve bu çok doğal diyebilmeliyiz.
Öfkeyi içinde tutmak, kızgın kömür parçasını başkasına atmak niyeti ile elle tutmaya benzer. Sadece kendinizi yakarsınız.
Öfke zehirdir. Zehri kimin içtiğini fark etmelisiniz.
Bu köşede neredeyse yirmi yıldır paylaştığım bilgileri yaşayarak deneyimliyorum.
Verdiğim kararları uygularken tökezliyorum ama vazgeçmiyorum.
Anahtarım negatife kayan düşüncemi yakalamaya çalışmaktır.
O andan itibaren takipte kalıyorum. Kendime tatlı tatlı kızdığım oluyor.
Bu sürecin insani ve doğal olduğunu unutmuyorum.
Mücadele ediyorum ve o çamurun içinde kalıp ev inşa etmiyorum.
Biliyorum ki son nefesime kadar savaşım devam edecek.
Beni aşan içerde ve dışarda yaşadığımız olaylarda umutsuzluğa kapılmadan bekliyorum. Kişisel ilişkilerimde haklılık peşinde koşmamaya gayret ediyorum...
HAKLI OLSAN NE OLACAK, HUZURU SEÇ
İşte bu ego ile ruhun arasındaki o savaşı tek hamlede bitiren muazzam bir anahtar.
Haklılık geçici bir zafer hissi verir ama huzur kalıcı bir yuvadır.
Zihin size tuzak kurar, o tuzaktan hafifçe sıyrılıp gökyüzüne bakmayı seçin.
Artık o yaramaz zihninizi, kocaman sevgi dolu kalbinizde dinlendirme zamanı.
Ben artık bu yükü taşımak istemiyorum kararlılığında ilerlediğinizde, güneşin o şifalı enerjisi ruhunuzu sarmaya devam edecektir.
Diğer Tüm Yazılar