Yaz aylarını geride bırakırken, yılın en sevdiğim zamanlarından birine geldiğimizi hissediyorum. Ben mevsimin tam da bu geçiş hâlini çok seviyorum. Yazın o güzel telaşı yavaş yavaş geride kalırken, eylül bana her zaman tazelenmiş bir enerji ve yeniden başlama isteği getiriyor.
Bu yaz, itiraf etmeliyim ki dinlenmeye çok da fırsat bulamadım. İşler, projeler, koşturmaca derken yaz yine nasıl geçti anlamadım. Ama belki de bu yüzden eylülün enerjisine bu yıl biraz daha fazla ihtiyacım var. Çünkü eylül benim için hiçbir zaman yalnızca yazın bittiği ay olmadı; aksine yeni fikirlerin, yeni planların ve yeni başlangıçların zamanı oldu.
Yeni sezonun o tatlı heyecanını hissetmeye başladığımız bugünlerde ben de biraz yenilenmiş, biraz heyecanlı ve önümdeki günlerin getireceklerine fazlasıyla meraklıyım.
Bakalım bu yeni sezon bize neler getirecek…


ÇİNİ PROJECT’İN ÖZEL SEÇKİSİ SWISSÔTEL THE BOSPHORUS’TA SERGİLENİYOR
İstanbul’un ruhunu taşıyan bir sanat, şehrin en özel noktalarından birinde yeni bir buluşma adresine kavuştu…
Geleneksel İznik çini sanatını günümüzün tasarım anlayışıyla yeniden yorumlayan Çini Project, özel seçkisiyle Swissôtel The Bosphorus İstanbul’un lobisinde sanatseverlerle buluşuyor.
Otelin lobi alanındaki vitrinlerde sergilenen seçkide, geçmişten gelen desen ve tekniklerin çağdaş formlarla buluştuğu Çini Project tasarımları yer alıyor. Tamamı el işçiliğiyle hazırlanan eserler, İstanbul’un kültürel mirasından izler taşırken çiniyi yalnızca geçmişe ait bir sanat olarak değil, bugünün yaşam alanlarında kendine yer bulan zamansız bir tasarım öğesi olarak yeniden düşündürüyor.
Swissôtel The Bosphorus’un misafirleri için İstanbul’dan özel bir hatıra, çini tutkunları içinse yeni bir keşif noktası… Çini Project seçkisindeki eserler, otelin lobisindeki vitrinlerde sergileniyor ve satışa sunuluyor.

BAĞLARIN GÖRÜNMEYEN DÜNYASI: AZADE KÖKER’DEN “STOLON”
Bizi birbirimize bağlayan şeyler, aynı zamanda bizi sınırlayan şeylere dönüşebilir mi?
Azade Köker’in Berlin’de sanatseverlerle buluşmaya hazırlanan yeni kişisel sergisi “Stolon”, tam da bu sorunun peşinden gidiyor. Yaklaşık 50 yıldır insanı, doğayı, kadın bedenini ve toplumsal bağları farklı malzemeler üzerinden sorgulayan Köker, bu kez kâğıt, tel ve ışıkla kurduğu büyük ölçekli yerleştirmeleriyle ilişkilerin görünmeyen dünyasına bakıyor.
Sergiye adını veren “stolon”, botanikte ana bitkiden uzanarak yeni kökler ve yeni yaşamlar oluşturan bir sürgün… Köker bu doğal döngüyü insan ilişkilerine taşıyor; bizi besleyen, ayakta tutan ama zaman zaman da sıkıca kavrayan bağları sorguluyor. Bağlanmak ve özgürleşmek, tutunmak ve tutulmak, korunmak ve sıkışmak… Serginin bütününde bu ikilik hissediliyor.
Kâğıdı “geçirgen ve kırılgan bir deri” gibi ele alan sanatçı; sütunlar, ağlar ve birbirine bağlanan formlar aracılığıyla aslında çok tanıdık bir hikâye anlatıyor: Hiçbirimiz tek başımıza var olmuyoruz. Her birimiz görünür ya da görünmez bağlarla birbirimize tutunuyor, birbirimizi taşıyor ve dönüştürüyoruz.
İstanbul, Bodrum ve Berlin arasında yaşamını ve çalışmalarını sürdüren Azade Köker’in “Stolon” sergisi, 5 Eylül’de Zilberman | Berlin’de gerçekleşecek açılışın ardından 8 Eylül–14 Kasım 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.


UZAK DOĞU’NUN GÜZELLİK TRENDLERİ TEK ÇATI ALTINDA

Güzellik dünyasının radarında uzun zamandır Japonya ve Kore var. Doğal ışıltılı tenler, hafif dokular, yaratıcı ambalajlar ve sosyal medyada hızla yayılan yeni nesil ürünler… Şimdi bu dünyanın dikkat çeken markaları Rossmann’ın yeni “Trends For You” konseptiyle aynı çatı altında buluşuyor.
Özellikle Z kuşağının sürekli değişen ve keşif odaklı güzellik alışkanlıklarından ilham alan konsept, klasik makyaj reyonundan biraz daha farklı; yeni markaları keşfetmeye ve ürünleri deneyimlemeye odaklanan dinamik bir alan olarak tasarlanmış. Üstelik marka ve ürün seçkisi de trendlere ve ilgiye göre sürekli yenilenecek.
İlk seçkide Japonya’dan Mille Fee, sanatla makyajı buluşturan tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle Van Gogh eserlerinden ilham alan far paletleri markanın en çarpıcı parçaları arasında. Kore’den Hince, doğal bitişli ve ışıltılı makyaj anlayışıyla; TFIT ise hafif dokulu ama yüksek performanslı ten ürünleriyle öne çıkıyor.
Kısacası K-Beauty ve J-Beauty dünyasını yakından takip edenler için yeni bir keşif alanı var. Trends For You, önümüzdeki dönemde yeni markaların da eklenmesiyle büyümeye devam edecek.


Diğer Tüm Yazılar