Başucumda duran kitaplarım ve hayatıma yön veren mottolarım vardır.
Onlardan biri “Güneş dargınların yüzüne gülmez” cümlesidir.
Kalbim kırıldığında, haksızlığa uğradığımda çıkış yolumu aydınlatır.
Beni kendime getirir. Öfkemi yatıştırır. Keskin sirkenin zarından korur.

Güneşle dargınlığın ne ilgisi var? diyebilirsiniz. Hem de nasıl var!
Biliyoruz ki güneş, doğadaki en büyük enerji, sıcaklık ve ışık kaynağıdır.
Tüm canlılara yaşam gücü verir.
Güneşin gülmesi bir nevi aydınlanmayı ve ferahlığı simgeler.
Ancak insan içinde öfke, kırgınlık ya da dargınlık taşıdığında farklılaşma başlar.
Kendi iç dünyasında karanlık kalır. Dışarıdaki güzelliği ve sıcaklığı kaybeder.
Dargınlıklar bitip barış sağlandığında insanın yüzüne sanki yeniden güneş doğmuş gibi sıcaklık aydınlık gelir.
Hayat çok kısa ve dalgın kalarak geçirdiğimiz her an, aslında güneşin bize sunduğu yaşam enerjisinden mahrum kaldığımız anlamına gelir.

Dargınlık, kin ve nefret ruhsal dünyamızda kalın kara bulutlar oluşturur.
Güneş gökyüzünde tüm ihtişamı ile parlamaya devam etse bile,
biz kendi yarattığımız o bulutların altında karanlıkta ve soğukta kalırız.
Bu yıkıcı duygular, hayat enerjimizi bloke eden birer engelleyicidir.
İnsan dargınlığa devam ettikçe, kin besledikçe, aslında güneşten gelen o saf ve besleyici yaşam enerjisini kendi elleri ile geri çevirir.
Ruhsal olarak beslenemez, kurur ve yalnızlaşır.
Fiziksel ve ruhsal dünyanın birbirine ne kadar bağlı olduğu,
bir cümlenin içinde bu kadar güzel anlatılamazdı.
İçimizi ısıtan o yaşam enerjisini yeniden hissetmek için yapacağımız tek şey,
aradaki bulutları dağıtmak; yani affetmeyi ve yüklerimizden arınmayı seçmektir...

Canınız çok yandıysa, affetmenin kolay olmadığını yaşayarak öğrendim.
Fiziksel ve ruhsal sağlığımızı korumak, enerjimizi tüketmemek bizim elimizde.
Peki sizce insan, içindeki o kalın öfke bulutlarını dağıtıp güneşin enerjisine yeniden açılmak için ilk adımı nasıl atmalıdır?

Hayati bir önem taşıyan bu sorunun cevabını sonraki yazımda bulacaksınız
Siz de tecrübelerinizi paylaşmak isterseniz e-posta adresime yazabilirsiniz.

Sevgiyle…
OYA GERMEN
  Diğer Tüm Yazılar