TRT İle Televizyon Yayıncılığı 50 Yaşında

TRT İle Televizyon Yayıncılığı 50 Yaşında TRT İle Televizyon Yayıncılığı 50 Yaşında

TRT’nin televizyon yayıncılığının 50’inci yıl etkinliği ‘Seninle 50 Yıl’ sloganıyla 31 Ocak Çarşamba akşamı Haliç Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Geceye sanat, siyaset, spor dünyası başta olmak üzere 2 binin üzerinde davetli katıldı. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’in yanı sıra emekli ve halen çalışmakta olan TRT personeli de gecede yer aldı.

 

TRT’nin televizyon yayıncılığının 50.yıl etkinliğinin açılış anonsu, 50 yıl önce TRT’nin ilk anonsunu gerçekleştiren Nuran Devres tarafından yapıldı. Haliç Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılan geceye, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’in yanı sıra, sanat, siyaset ve spor dünyasından çok sayıda konuk katıldı. TRT’ye yıllarca emek vermiş duayenlerde gecede yer aldı.

 

 

 

1968 yılından günümüze dek TRT ekranlarında yayınlanan içeriklerden yola çıkarak hazırlanan ve önümüzdeki 1 yıl boyunca izleyici ile buluşacak olan ‘Seninle 50 Yıl’ konsepti Pelin çift ve Zafer Kiraz’ın sunumu ile TRT1 ekranlarından canlı olarak yayınlandı.

 

 

 

TRT’nin televizyon yayıncılığının 50. yılı etkinliğine katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ: “1968 yılının 31 Ocak günü televizyon yayıncılığına başlayan TRT’in bugün 50’inci yılını hep beraber kutluyoruz. Yıllarca doğruluğu esas alarak televizyonun eğlence ve bilgilendirme görevini yerine getiren TRT, aynı zamanda haberleşme alanında önemli görevleri başarı ile sürdürmüştür. TRT bundan sonraki süreçte bir okul olmaya devam edecektir. Bu süre zarfına kadar adeta bir halk akademisi vazifesini yerine getirmiştir. Hepimiz pek çok alanda büyük başarı hikayelerini hep TRT’de gördük. TRT pek çok ilkleri milletimize yaşattı. Kültürümüzün tanıtılmasında, farklılıklarımızın farkına varılmasına ve güzel Türkçe’mizin öğretilmesinde, Türkiye’mizin dört bir yanına bilim ve teknolojilerimizin tanıtılmasında, kültürler arası etkileşim ile yeni kültürlerin oluşmasına ve pek çok şeyin geleceğe aktarılmasında büyük katkılar sağlamıştır” diye konuştu.

 

TRT kanallarının önemine vurgu yaparak sözlerine devam eden Bozdağ, “TRT, televizyon ve radyo kanalları ile bugün sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en saygın kuruluşlarından biridir. Türkiye’de ürettiği programlar halkımızın beğenisini kazanırken, dünyadaki rekabet koşullarında önemli bir pay sahibi olduğunu da görebiliyoruz. Hükümetimiz, TRT’nin bütün çalışmalarına en büyük desteği aktarmaya devam edecektir. TRT’nin, Türkiye’nin yüz akı olması konusunda özellikle gelecekte daha da özenli işlerin altına imza atacağını ifade etmek istiyorum dedi.

 

Gecede konuşan T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, “TRT’nin habercilikte 50 yıldır öncülük ettiğini vurgulayarak “Bunun arka planında emek veren bir çok insan var. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde istedikleri yayınları yapabilmeleri için görev ve sorumlulukların bilincindeyiz. TRT’nin geldiği noktada artık 15. kanaldan bahsediliyor. Sadece Anadolu coğrafyası değil, Türkiye’den haberleri alabileceğimiz, tüm dünyadaki gelişmelerden haberdar olabileceğimiz bir yayıncılık anlayışı ve kalite ile ilerliyoruz” dedi. Bir izleyicisi olarak TRT’nin emektarlarına teşekkür eden Bakan Arslan, ahirete intikal edenleri de rahmetle andığını belirtti. TRT’nin öncü ve örnek bir kurum olduğunu vurgulayan Arslan, “TRT’yi bu anlamda tebrik ediyoruz, başarılarının da devamını diliyoruz. TRT hem yayın kalitesi hem de yayıncılık anlayışıyla bizleri daha kaliteli altyapı hizmeti vermeye zorlasın” dedi.

 

Eren: “1968 yılında Türkiye televizyonla tanıştı”

 

TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, Zeytin Dalı Harekatında Türk Silahlı Kuvvetlerine muvaffakiyetler, harekâtta şehit düşen Mehmetçiklerimizin yakınlarına Allah’tan sabır, gazilerimize ise acil şifalar dileyerek sözlerine başladı. Eren konuşmasında 1968’den bu yana TRT’nin geldiği süreci ve kurumun hedeflerini paylaştı: “Türkiye’de televizyon yayınlarının başlamasının üzerinden tam 50 yıl geçti. 50 yıl önce tam da bugün ve bu saatlerde; 1968 yılının 31 Ocak günü ve üstelik yine bir çarşamba akşamı saat 19:30’da gerçekleştirilen ilk deneme yayınıyla birlikte; Türkiye televizyonla tanıştı. TRT’nin Ankara Mithatpaşa Caddesi’nde bir binanın bodrum katındaki stüdyosunda gerçekleştirilen bu ilk yayınlar; haftada 3 gün, günde sadece 3’er saatle devam etti. Başlarda program sayısı çok az, imkanlar da yetersizdi. Ama ilk televizyoncularımız büyük bir özveriyle ve amatör bir ruhla zor şartlar altında başarılı yayınlara imza atıyorlardı.

 

 

 

“Türkiye’nin alışkanlıkları TRT ile değiştiriyor”

 

Deneme yayınlarının 1 yıl sonra 1969 yılında 4 güne çıktığını ve televizyon ile birlikte Türkiye’nin alışkanlıklarının da yavaş yavaş değişmeye başladığını vurgulayan Eren “Komşular akşam oturmalarına, beraber televizyon izlemeye davet edilir, televizyonu olan evler, köy kahveleri akşamları hınca hınç dolardı. Televizyon dizileri ve kahramanları, komşu sohbetlerinin ana konusuydu” dedi.

 

 

 

 “TRT, Türkiye’nin son 50 yıllık hafızasının şahidi ve kaydedicisidir”

 

Eren, 1969’da astronotların ilk aya basmasından 1979’da düzenlenen ilk 23 Nisan çocuk Şenliğine, son 50 yıllık insanlık tarihinin Türkiye perspektifindeki hafızasının TRT’de oluştuğunun belirtti. Toplumsal hafıza sayesinde toplumsal kimliğin kendini koruduğunu ve diri tuttuğunu belirten İbrahim Eren, küreselleşme kavramı ile sınırların ortadan kalktığının altını çizdi: “Küreselleşme, farklılıkları ve farklı renkleri ortadan kaldırmaya, kültürleri tek tipleştirmeye yönelik bir riski de beraberinde getiriyor. Bireysel ve toplumsal hafızayı koruyup, canlı tutmanın ne kadar önemli olduğunu da açık bir şekilde görebiliyoruz. Benliğimizi, var oluşumuzu bu riske karşı korumanın yolu hafızayı diri tutmaktan geçer diye düşünüyorum. İşte TRT, Türkiye’nin son 50 yıllık hafızasının hem canlı şahidi, hem de kaydedicisidir.”

 

 

 

 

 

 

 

Eren’den tüm Türkiye’ye teşekkür

 

TRT’nin bugün 17 farklı uyduyla, 14 televizyonu ve 14 radyo kanalı ile sadece Türkiye’ye değil, toplam 41 dilde dünyaya da yayın yaptığını hatırlatan Eren, TRT’nin insan odaklı yayınlara devam edeceğini söyledi. Eren konuşmasını “Ekranları başında 50 yılı beraber geçirdiğimiz kıymetli milletimize can-ı gönülden teşekkürlerimi arz ediyorum. Bizler birlikte bir aileyiz. TRT’mizin televizyon yayıncılığındaki 50. yıldönümünün hayırlı olmasını diliyor ve ‘Nice 50 yıllara TRT diyorum.” sözleriyle tamamladı.

 

 

 

Müzik, spor, belgesel, haber gibi çeşitli uyarlamalarla izleyici ve davetlilere 50 yıllık yayıncılık serüveninin aktarıldığı gecede, koro ve orkestralar konuklara unutulmaz anlar yaşattı.

 

 

 

Sürpriz sahne performanslarının yer aldığı 50. yıl etkinliğinde kurulan Zaman Tüneli çadırı’nda davetliler, Türkiye televizyon tarihinin belleğine yolculuk etti.

 

 

 

Diriliş ‘Ertuğrul’, Payitaht ‘Abdülhamid’, ‘Mehmetçik Kût-ul Amâre’, ‘Kalk Gidelim’, ‘Alija’, ‘Aslan Ailem’ ve ‘Yalaza’ gibi TRT1’in büyük ilgi gören dizilerinin oyuncuları da gecede yer aldı. TRT’nin televizyon yayıncılığının 50’inci yıl etkinliği emektar TRT çalışanları ve dizi oyuncularının da yer aldığı aile fotoğrafı ile sonlandı.